Adalar’da Fayton Gitti, Rant Kapısı Açıldı: Elektrikli Ulaşımın Gölgesindeki Tartışmalar
İstanbul’un Prens Adaları’nda atlı faytonların “ruam hastalığı, hayvan hakları ihlalleri ve trafik kaosu” gerekçeleriyle kaldırılması, birçok kişi için çevreci ve insancıl bir adım olarak görülse de, faytonların bıraktığı boşluk, adanın kendine has yapısına uymadığı iddia edilen yeni bir “RANT” ve kaotik ulaşım modelini beraberinde getirdi.
“Payton sefası ne güzeldi” nostaljisi sona ererken, adanın ulaşım kimliği, tartışmalı elektrikli araçlar ve kontrolsüz bisiklet kiralama pazarıyla yeniden şekillendi.
Faytonların Sonu ve Açılan “RANT” Kapısı
2020 yılının Ocak ayında atlı faytonların tamamen kaldırılması kararının ardından, adanın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere hızla yeni bir sistem devreye sokuldu:
1. “Azmanbüsler” ve Toplu Taşıma Krizi
Faytonların yerine toplu taşıma hizmeti vermek üzere getirilen elektrikli araçlar (başlangıçta golf aracı benzeri L sınıfı araçlar, daha sonra ise “Azmanbüs” olarak adlandırılan daha büyük M sınıfı minibüsler), adanın dar yollarına ve tarihi dokusuna uygun olmadığı gerekçesiyle Adalıların büyük tepkisini çekti.
Hukuki Belirsizlik ve İhale Eleştirileri: Yeni elektrikli araçların bir kısmının uzun süre tescilsiz (ruhsatsız) kullanılması ve toplu taşımaya uygun olmaması, sürecin yasal zemini hakkında eleştirilere yol açtı. İhale süreçlerinin şeffaflığı ve Adalar’a uygun araç temini konusundaki eksiklikler, kamu zararı iddialarını destekledi.
“Taşıma Rantı” İddiaları: Faytonlardan sonra zorunlu hale gelen toplu taşıma, bazı Adalılar tarafından “insanları ayakta taşıyıp para kazanma” amaçlı bir ticari fırsata dönüştürülmekle suçlandı. Yeni minibüslerin bilet fiyatları da eleştirilen konular arasındaydı.
2. Kaçak Akülü Araç Filoları Rantı
Faytonların boşalttığı alanda, Adalar’da ikamet etme şartı ve tescil zorunluluğu gibi kurallara rağmen, bireysel elektrikli araç ve motorlu scooter sayısı korkunç boyutlara ulaştı.
Vergisiz Yolcu Taşımacılığı: En büyük rant kapılarından biri, yasal olmayan, tescilsiz akülü araçlarla özellikle yabancı turistlere yönelik fahiş fiyatlarla yolcu taşımacılığı yapılması oldu. Birçok kişinin adada yaşamamasına rağmen sırf bu işi yapmak için anakaradan gelip filo kurduğu iddia edildi. Bu “korsan taşımacılık” faaliyeti, vergisiz ve denetimsiz büyük bir rant yarattı.
Ada İçi Kaos: Bu kaçak araçların aşırı artışı, adanın sokaklarını “demir yığınına” çevirdi, yaya güvenliğini tehlikeye attı ve Ada’nın ekolojik yapısına uygun olmayan bir trafik kaosu yarattı.
3. Bisiklet Kiralama Tekeli ve Fiyatlandırma
Faytonların kalkmasıyla birlikte Adalar’ın ana ulaşım ve turistik aktivite aracı haline gelen bisiklet kiralamada da denetimsizlik ve fiyat karmaşası eleştirilerin odağı oldu.
Fırsatçı Fiyat Politikası: Fayton öncesinde de var olan bisiklet kiralama sektörü, tekel iddiaları olmasa da, faytonların kaldırılmasıyla talebin patlaması sonucu özellikle turistik yoğunluk dönemlerinde esnek ve fahiş fiyatlandırma uygulamakla suçlandı. Fiyatların kiralamayı yapan kişinin uyruğuna ve döneme göre değişebilmesi, standart bir ücretlendirme olmaması bir rant alanı olarak görüldü.
Sayı Sınırı ve Tekelleşme Çabası: İBB’ye bağlı İSPARK’ın bisiklet kiralama işini üstlenmesi ve adadaki bisiklet sayısına üst sınır getirilmesi (2215 adetten 1500 adete indirilmesi önerisi), bu pazarın kontrol altına alınması ve potansiyel tekelleşmenin engellenmesi yönünde bir çaba olarak yorumlandı.
Kamu Zararına Yol Açanlar ve Gündemdeki İddialar
Faytonların kaldırılması sürecindeki yönetimsel hatalar ve ardından gelen yeni ulaşım sisteminin yarattığı kaos, birçok Adalı ve sivil toplum kuruluşu tarafından doğrudan kamu zararına yol açan eylemler olarak nitelendirildi.
Ruam Hastalığı İhmali: 2017-2019 yıllarındaki ruam vakalarının etkin yönetilememesi ve sonunda 81 atın itlaf edilmesi, bu hayvanların mülkiyet kaybı ve itlaf maliyeti açısından dolaylı bir kamu zararı oluşturdu. İlgili kurumların bu süreçteki görev ihmali, yargıya taşınmıştır.
Motorlu Araç Yasağının İhlali: Adalar, kanunen motorlu taşıtların yasak olduğu bir Özel Çevre Koruma Bölgesi’dir. Yeni elektrikli araçların (minibüslerin) getirilmesi ve tescilsiz akülü araç trafiğinin denetlenmemesi, adaların temel yasağına aykırı bir fiili durum yaratarak, adanın korunmuş statüsünü tehlikeye atmış ve bu durumun gelecekteki yapılaşma ve betonlaşma projelerinin önünü açtığı iddia edilmiştir.
Adalar’daki “fayton sefası”, hayvan hakları ve sağlık gibi meşru gerekçelerle sona erse de, bu dönüşümün getirdiği plansızlık ve denetimsizlik, adayı “yürüyerek gezilen cennet” kimliğinden uzaklaştırarak, hızla büyüyen bir elektrikli ulaşım ve kiralama rantının alanı haline getirmiştir. Bir rant kapısı kapanırken, yerine adanın doğasına çok daha aykırı, yasa dışı ve ticari çıkarlara dayalı yeni bir rant kapısı açılmıştır.
Bu makale, Adalar’daki faytonların kaldırılması sürecini, kamu zararı iddialarını ve sonrasında ortaya çıkan elektrikli araç/bisiklet kiralama alanındaki “rant” (yasal olmayan veya fahiş kazanç) tartışmalarını, medyaya yansıyan haberler ve Adalıların tepkileri doğrultusunda analiz etmektedir.
Adalar’da Fayton Sefasından “Kaderine Terk Edilmiş Atlar” Trajedisine: Bir Nostaljinin ve Vebalin Anatomisi
VizyonEge’nin 07/07/2023 Tarihinde yayınladığı video görüntüler, faytonların yasaklanmasının ardından atların akıbetine dair ciddi iddiaları gündeme taşıdı. Haberde, Büyükada’da Adalar Belediyesi ve İBB’nin sorumluluğunda olduğu belirtilen atların barınakta veya belirlenen alanda karşılaştıkları manzara detaylıca anlatıldı:
Bakımsızlık ve Hastalık: Atların büyük bir toprak alana salındığı, ancak bu alanda güneş altında susuz ve bakımsız kaldıkları aktarıldı. Atların kaşağı ile temizlenmediği, tırnaklarının uzadığı ve nalbant bakımı yapılmadığı belirtildi. Ayak tırnakları uzayan ve nalları olmayan bazı atların ayakta durmakta dahi zorlandığı gözlemlendi.
Sağlık Durumu: Atların pislik içinde olduğu, yelelerinin bakımsızlıktan topaklandığı ve bazılarının tüylerinin dökülmüş, beyazlamış olduğu (muhtemelen mantar veya başka bir hastalık) görüldü.
Susuzluk ve Çaresizlik: Atların güneşin altında, adeta birisi su versin diye su varillerinin veya yalakların başında sıraya girip bekledikleri ifade edildi. Bir vatandaş, bu durumu “çölde durmakla” kıyaslayarak hayvanlara yapılanın zulüm olduğunu dile getirdi.
Haberde konuşan eski bir faytoncu, bu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, yetkililere seslendi: “Vicdan denilen bir şey yok bunlarda… Ey İstanbul’u yönetenler, Ey Büyükada’yı yönetenler, bu yaptığınız zulüm nedir ya?” Bu görüntüler, faytonların kaldırılmasının ardındaki temel motivasyon olan hayvan hakları savunuculuğu iddiasıyla keskin bir tezat oluşturdu.
Fayton Gitti, Rant Kapısı Açıldı: Kamu Zararı Çift Yönlü
Adalar’daki fayton krizinin yarattığı kamu zararı sadece atların bakımsızlığı ve itlafıyla sınırlı kalmadı. Faytonların yasaklanması kararı, iki yönlü bir tartışma yarattı:
1. Fayton Atlarının Akıbeti ve İhmali (Kayıp)
Faytonların kaldırılması için plakaları ve atları bedel karşılığında satın alan Büyükşehir Belediyesi’nin, atların refahı ve bakımı konusundaki sorumluluğu tam olarak yerine getirmediği iddiaları, atların perişan görüntüleriyle somutlaştı. Ruam krizi sırasında yüzlerce atın itlaf edilmesi de zaten büyük bir mülkiyet ve vicdan kaybı yaratmıştı.
2. Yeni Ulaşım Rantı (Kazanç)
Faytonların boşalttığı ulaşım alanına anında yeni bir rant modeli yerleşti. Haberdeki konuşmacının da belirttiği gibi, “Adalar Hindistan’a döndü” yorumuyla eleştirilen bu yeni sistem, kontrolsüzlüğü beraberinde getirdi:
Elektrikli Araç Kaosu: İBB tarafından toplu taşıma için getirilen elektrikli araçlar (“Azmanbüsler”) adanın doğasına ve yollarına uygun olmadığı gerekçesiyle protesto edildi. Yasal izinleri ve tescilleri tartışmalı olan bu araçlar, pahalı toplu taşıma hizmetini zorunlu kıldı.
Korsan Akülü Araç ve Bisiklet Rantı: Adalar’daki bireysel akülü araç trafiği kontrolden çıktı. Tescilsiz, yasa dışı araçlarla turistlere fahiş fiyatlarla yolcu taşımacılığı yapan “korsan” bir sektör oluştu. Bisiklet kiralama fiyatlarının standartlaşmaması ve turistik yoğunlukla artan fiyatlar da başka bir rant alanı olarak görüldü.
Eski faytoncu, bu durumu “Herkes faytonları arar oldu, çünkü ulaşım olayı hiç kalmadı adada çok kötü” sözleriyle özetlerken, fayton sefasının sonunun, atlara özgürlük getirmek yerine, bir kısmına sefalet, adaya ise yasal karmaşa ve yeni bir motorlu araç trafiği kaosu getirdiğini vurguladı.
Adalar’da faytonların kaldırılması, ne tam anlamıyla hayvanları kurtaran bir zafer, ne de adayı eski sakinliğine kavuşturan başarılı bir dönüşüm olabildi.
Aksine, süreç; Ruam hastalığının trajedisi, atların “kaderine terk edilmesi” utancı ve adanın dokusuna aykırı, denetimsiz yeni bir ticari ulaşım rantının doğuşu ile gölgelendi. Adaların simgesi faytonlar ve atlar, siyasi tartışmaların ve rant arayışlarının ortasında hem bir nostalji olarak kayboldu hem de bakımsızlık ve ihmalin acı bir simgesi haline geldi.
NOT : Basın Halkın Müşterek sesidir . Haberlerimizde adı geçen kurum, kuruluş, Dernekler , STK’lar,Şirketler ve şahıslar; basın ahlak ilkeleri gereğince her zaman ihbar@vizyonege.com adresimizden bize ulaşarak cevap ve düzeltme haklarını kullanabilirler.
Bizim görevimiz haber yapmaktır. Tüm haberlerimizi belge ve ispata dayalı olarak kamuoyuna sunarız. Devletimizin ilgili kurumları da haberlerimizi inceleyerek, kanun ve yasalar çerçevesinde gereğini yerine getirir.
Amacımız hiçbir şekilde kurumlarımızı veya kişileri , Şirketleri ,Dernekleri, Vakıfları, STK’ları yıpratmak değildir . Biz yalnızca görevimiz olarak halkın haber alma hakkını Bilgi ve Belgelere İspatlı bir şekilde yerine getiriyoruz.
Adaların simgesi Fayton Atlarını Kaderlerine Terk etmişler I Gökhan Gülmez
Adalar Kaymakamına,Adalar İlçe Emniyet Müdürüne,İBB ve Adalar Belediyesine çağrı
