DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Vizyon Ege Haber VizyonEgeHaber
Smiley face

Şi Cinping’den Orta Doğu Çağrısı: “Orman Kanununa Dönülmemeli”

14.04.2026
A+
A-

PEKİN – Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilime ilişkin kritik açıklamalarda bulunarak, bölgede sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin inşası için “barış içinde bir arada yaşama” ilkesine dönülmesi gerektiğini vurguladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle derinleşen kriz ortamında Şi, uluslararası toplumu “orman kanunlarına” karşı uyardı.

Egemenlik ve Toprak Bütünlüğü Vurgusu

Şi Cinping, bölgedeki istikrarın anahtarının “ulusal egemenlik” ilkesine koşulsuz bağlılık olduğunu belirtti. Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin her birinin egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade eden Şi, şu noktaların altını çizdi:

Vatandaş ve Tesis Güvenliği: Tüm ülkelerin yurttaşlarının, stratejik tesislerinin ve diplomatik kurumlarının güvenliğinin etkin şekilde korunması gerekmektedir.

Hukukun Üstünlüğü: Uluslararası hukukun otoritesinin sarsılmaması gerektiğini hatırlatan Şi, dünyanın “güçlü olanın dilediğini yaptığı” bir kaos ortamına sürüklenmesinin engellenmesi çağrısında bulundu.


Kalkınma ve Güvenlik Dengesi

Çin lideri, güvenliğin tek başına askeri tedbirlerle sağlanamayacağını, kalkınma ve güvenlik arasında bir eş güdüm kurulması gerektiğini savundu. Şi’ye göre, bölgedeki kronik sorunların aşılması için tüm tarafların Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin ekonomik kalkınmasına elverişli bir ortam oluşturmak adına iş birliği yapması şart.

“Uluslararası hukukun otoritesi korunmalı; dünya, orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir yere dönüşmemelidir.”

Bölgesel Güvenlik Mimarisi İçin Yeni Model

Şi’nin açıklamaları, Çin’in bölgede “arabulucu” ve “istikrar sağlayıcı” rolünü pekiştirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Pekin yönetimi, tarafları bölge halklarının refahını önceleyen, kapsayıcı ve kalıcı bir güvenlik mimarisi inşasına davet ederek, askeri tırmanış yerine diplomatik çözümlere odaklanılması gerektiğini yineledi.

Bu çıkış, bölgedeki çatışma dinamiklerinin küresel enerji piyasaları ve ticaret yolları üzerindeki baskısının arttığı bir dönemde, uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu.

Pekin’in Orta Doğu Stratejisi – Silahların Gölgesinde Diplomatik Rest

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki tırmanışa dair yaptığı son açıklamalar, sadece bir “itidal” çağrısı değil, aynı zamanda küresel jeopolitik dengelerde Pekin’in konumlandığı yeni safhanın bir ilanıdır. ABD-İsrail-İran üçgeninde patlak veren misilleme döngüsü, Pekin tarafından “küresel sistemin bir hukuk sınavı” olarak tanımlanıyor.

Hukuk Mu, Orman Kanunu Mu?

Şi’nin özellikle vurguladığı “orman kanunu” benzetmesi, Batı merkezli müdahaleci politikalara yönelik doğrudan bir eleştiri niteliği taşıyor. Pekin’e göre, uluslararası hukukun esnetilmesi veya seçici bir şekilde uygulanması, bölgeyi sürdürülebilir bir kaosa sürüklüyor. Çin’in önerdiği “sürdürülebilir güvenlik mimarisi“, askeri üstünlükten ziyade, devletlerin birbirinin iç işlerine karışmadığı ve egemenlik haklarının kutsal sayıldığı bir model üzerine kurulu.


Güvenliğin Yeni Formülü: Ekonomik İstikrar

Çin’in Orta Doğu yaklaşımını Batılı güçlerden ayıran en keskin çizgi, “kalkınma yoluyla güvenlik” doktrinidir. Şi’nin mesajındaki satır araları şu temel mantığa dayanıyor:

Yıkım Değil, İnşa: Çatışmanın tırmandığı bölgelerde sadece silahların susması yetmez; ekonomik tesislerin ve kalkınma imkanlarının korunması gerekir.

Kolektif Sorumluluk: Körfez ülkelerinin kalkınması, sadece bölge için değil, küresel tedarik zinciri ve enerji güvenliği için bir zorunluluktur.

Diplomatik Bir Alternatif Arayışı

İran ve Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinde oynadığı arabulucu rolle dikkatleri üzerine çeken Çin, son açıklamalarıyla bölge ülkelerine şu mesajı veriyor: Askeri paktların ve tek taraflı yaptırımların ötesinde, hukuka dayalı ve ekonomik odaklı üçüncü bir yol mümkün.”

Şi Cinping’in bu çıkışı, bölge ülkelerinin toprak bütünlüğüne yapılan vurguyla birleştiğinde, Pekin’in Orta Doğu’da artık sadece bir ticari ortak değil, aynı zamanda normatif bir düzen kurucu olma iddiasını güçlendiriyor. Dünya, “güçlünün haklı olduğu” bir düzenden, “hukukun korunduğu” bir düzene geçip geçemeyeceğini bu krizin yönetilme biçimiyle görecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.