DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Smiley facehttps://cesurtv.com/
Smiley face

Uygur Kışkırtıcılar İnternet sitelerinde İstanbul Üniversitesine saldırmaya başladılar.

Gökhan Gülmez
Türkiye'de ve uluslararası alanda araştırmacı gazetecilik yapan Gökhan Gülmez, , özellikle siyasi yapıların, diasporaların,Yolsuzluk ve kamu kurumlarının denetimi üzerine yoğunlaşan bir gazetecidir. Devletin Bekası, Milletin Vicdanı, Gerçeğin Sesi."dir.

Ben yıllardır yazıyorum haberler yapıyorum ama Kadim Devletimiz içindeki bazı Bakan , Milletvekilleri  ve Bazı Valiler Okyanus ötesi bağlantılı  Altevist Eylemci Uygurlara karşı fazla telörans göstermesi artık Bazı Cihat yanlısı Radikal Dinci Eylemci Aktevis Uygurların  artık Üniversitelerimize kadar saldırmaları cesareti almalarına sebeb oluyorlar .

Özellikle İstanbul Valiliği ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Uygur aktevist ve eylemcilerinin devamlı olarak İstanbulda Cihatçı uygurlar tarafından Eylem yapmalarına izin vermeleri artık onların kendilerini dokunulmaz olarak her kesi her kurumu veya şahısları Kendi İnternet sayfalarından ve sosyal medyalardan Kadim Üniversitelerimiz ve Devletimizi karalayan propogandalarına şahit olmaya başladık.

Bazı Siyasi parti Başkanları ve Bazı Milletvekillerimiz ve Bir kaç tane Valimiz Makamlarında resimler çekildikleri Dost oldukları Uygurlar hakkında hiç bir araştırma yapmadan sadece duyumlarla aldıkları bilgiler karşısında onları TBMM’de ve makamlarında ağırlayıp resimler çektirmeleri aslında Uygur Yapılanmasının ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşmak üzere olduğunun Farkında değiller .

Yahu Polis veya MİT araştırması yapmasanız bile Sosyal Medyada yayınladıkları videolara , Resimlere ve paylaşımlara baksanız bile gerçeği göreceksiniz zaten. Polis araştırması yapsanız hiç bir şey çıkmaz çünkü Uygurlar Bir kaçtane Farklı isim kullanıyorlar. Bir uygur suç işlese bile polis bulamaz. Çünkü gerçek isimlerini kimse bilmiyorki ? Dolayısıyla Bilgisayar sisteminde bu eylemciler çok temizler. Hiç bir kayıtları yok. Biz bile haber yapıyoruz ama sonradan bir bakıyoruz adamın farklı farklı isimlerle tanındığına şahit oluyoruz.

Neyse haberimizin Konusuna geleleim.

Biz daha önceki yazılarımızda Türkiyede Fetö Benzeri  Uygur yapılanmaları var diye haberler yapmıştık. Fetö Terör örgütünün Türkiyede güçlü olduğu dönemlerde Üniversitelere sızdırılan bazı Uygurlar zamanla Üniversitelerde Doçent gibi ünvanlar alarak Üniversitelere yerleştirildiler..

Bu üniversitelere Fetöcüler tarafından yetiştirilen Bazı Uygur Akademisyenler geçen yıllar neticesinde bir çok Uygurunda Üniversitelerde TEZ almasına sebeb oldular.

İlim ve Bilim yuvası olan Güzide Üniversitelerimiz öyle bir hale geldiki Üniversitede öğrenim gören Uygur öğrencilerin sayılarıda artınca artık Üniversite yönetimleri karşısında güçlü bir yapı oluşturdular.

Örnek olarak Türkiye Üniversitelerindeki Uygur Üniversite yapılanması Başındaki Seyit Tümtürk İsimli Eylemci Aktevist Lise mezunu olarak yıllardır Üniversitelerdeki Uygur Yapılanmasının baskısıyla Üniversite üniversite gezerek Profösörlere, Doçentlere , Akademisyenlere neredeyse Ders vermek gibi Aile büyüklerinden dinlediği veya Fetöcüler tarafından alğı için yıllar önce yazılan bazı yazıları ezberleyip seminerler de hikaye anlatmaktadır.

İlim ve Bilim yurdu olan Üniversitelerimzde Dış İstihbarat Örgütlerinden ve Yabancı ülke Fonlarından beslenen Cihatcı Uygurlar artık her yerde eylemler ve Seminerler yapar durma getirildiler.

Hangi üniversite bunların seminer veya eylemlerine izin vermezlerse hemen o üniversite yönetimini hedef alıp sosyal medyalar ve Kendilerine ait Uygur İnternet sözde haber sitelerinde karalama kampanyası yapıp ,Türk Milletinide Milli Manevi duygularını İstismar edip İslamiyeti , Müslümanlığı öne sürerek Üniversitelerimizi ve Farklı İnançlardaki ve düşüncedeki Gençlerimizin arasına nifak sokarak karıştırmak amacındalar.

Dün ve Bu gün Uygurlara ait olan İnternet sitelerindede aşağıdakine benzer haberler bol bol dünya genelinde yayınlanmaktadır.

Bilişim Suçları Başkanlığımız , Terörle Mücadele Polisimiz ve Jandarmamız, Milli İstihbaratımız , Masakımızın derhal bu konuyu ele alarak derinlemesine araştırması gerekir. Biz Haberciyiz biz haberimizi yaparız.Devletimizin Güzide kurumlarıda derhal gereğini yapacağındanda eminiz. Devletimizin ilgili kurumları her gün başarılı operasyonlara imza atıyorlar . Onları hayranlıkla takip ediyoruz.

İnanıyorumki Bazı Radikal eylemci ve Aktevist Uygurlarında Üniversite Yapılanmalarına ve Cemaat yapılanmalarına karşı gereken önlemleri alacaklardır.

Ülkemizde yaşayan Pek çok Uygur bulunmaktadır. Bu Uygurların çoğuda Ülkemize faydası olup işleriyle güçleriyle ilgilenmektedirler. Ancak Sayıları çok az olan bir Uygur gurup var Bunlar sözde STK altında NED ve enzeri yabancı fon kuruluşlarında Milyonlarca dolar alıp işleri güçler bu Uygurların Türkiyede Gizlice Türk Halkı görmeden Belli yerlerde eylemler etkinlikler yapıp bunların videolarını resimlerini çekip sosyal medyalardan ve kendilerine ait internet sitelerinden yayınlayıp Resmen Dış İstihbarat ülke Ajanlarını KERİZ yerine dolandırmaktadırlar. İşte biz şöyle yapıyoz böyle yapıyoz gibi.

Kim Kimi dolandırırsa dolandırsın Bizi ilgilendirmez ama Mevzu Benim ülemin kurumlarına sataşmak olursa , Ülkem içersinde Bölücü ve Kışkırtıcı konular olursa işte o zaman beni ilgilendiri.

Sözüm Radikal eylemci ve aktevist Uygurlaradır. Madem Ülkemize geldiniz hoş geldiniz ama bizimle birlikte  huzur içersinde yaşayın . Ama Bölücü faaliyetlerde bulunmayın Üniversitelerimiz içinde Kışkırtıcı eylemlerde bulunmayın. Ben 80 leri yaşayan bir Türk Vatandaşı olarak asla Üniversitelerimizin içersinde oluşabilecek en ufak bir karışıklığa izin vermem . Bu konuda Devletim in tüm kurumlarına bilgi veririm .Gelin bu huyunuzdan vaz geçin. Sizlerinde yaşça büyük bir abiniz olarak geleceğinizi karartmayın diyorum. Bu işlerin sonu yoktur vaz geçin bu durumlardan. Eğer vaz geçmeyiz diyorsanız o zaman diyecek bir sözüm yok. Türkiyede yaşıyorsanız Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarınada uymak zorundasınız bunu hatırlatırım bende size. Bu kadar basit.

UYGURLARIN YAYINLADIKLAR PAYLAŞIMLAR AŞAĞIDADIR.KADİM DEVLETİMİZİN BİLGİSİNE.

17 Mayıs 2025 10:40 ta Yayınlanan paylaşımlar Aşagıdadır.

16 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul Üniversitesi’nde Doğu Türkistanlı yetim çocuklar için bir etkinlik planlandı.

Önceden onaylanmış ve gerekli tüm izinler resmi olarak verilmişti.
Ancak etkinlikten sadece bir gün önce—15 Mayıs’ta—üniversite yönetimi aniden iptal etti.

Sebebi neydi biliyor musunuz?

“ Çin Konsolosluğu ile diplomatik kriz yaşanabilir. ”

Evet, Çin “kırılabilir” diye, Türkiye’deki yetim Uygur çocuklarını içeren bir insani etkinlik iptal edildi.
Katılmak üzere getirilen yirmi Uygur çocuğu yürekleri kırılmış bir şekilde bırakıldı.

Ve bu ilk kez olmuyor…

29 Nisan’da planlanan bir panel için “Doğu Türkistan” ifadesi kaldırıldı.
Bir Uygur konuşmacının kampüse girmesi bile yasaklandı. Yine aynı bahane: ” Çin ile bir krizden kaçınmalıyız. “

Sormak istiyorum:

Çin, Doğu Türkistan’daki Uygur halkına baskı yapmakta özgürdür.
Onları asimile edebilir, dillerini ve dinlerini yasaklayabilir, kimliklerini silebilirler…
Peki, bu baskının mağdurlarının Türkiye’de konuşmaları yasak mıdır?

Çin, sahte baz istasyonu casus teknolojisini Türkiye’ye sokmakta özgürdür… (Türkiye’mizi SUÇLAYICI bir cümle kullanılmıştır ivedi olarak TCK’ya göre ilgililer hakkında Hukuki işlem yapılması gerekir. Kimse Devletimizi suçlayamaz. )
Uygur Türkleri hakkında kişisel bilgi toplamakta… Türk vatandaşlarının SIM kartlarını kopyalamakta ve banka hesaplarını boşaltmakta özgürdür ve kimse tek kelime etmez. (Devletimizin Güvenlik Güçleri ve Yargısı gereken müdehaleyi yapmıştır. Ülkemizin Kurumlarını suçlamaktadırlar ,İftira atıp yurd dışında algı yapmaktadırlar.)

Peki Uygur çocuklarının gülümsemesi söz konusu olduğunda, bu aniden Çin için bir “sorun” haline mi geliyor?

Bu mu adalet? Bu mu bağımsızlık? Bu mu onurlu duruş? ( Kimse Devletimizi bu şekilde Suçlayamaz  ) 

Türkiye, hukukun üstünlüğüyle yönetilen demokratik bir devlettir.
Fakat üniversitelerimizdeki etkinlikler Çin Konsolosluğu’nun baskısıyla iptal ediliyorsa, bu bizim egemenliğimize ve hukuk sistemimize gölge düşürmüyor mu? (Üniversitelerimiz Eğitim ve Bilim Yurdudur. Egemenlik ve Hukuk Sistemimizi Kendi çıkarları doğrultusunda kimse söz söyleyemez. Adalet Bakanlığımız ivedi olarak TCK’ya göre işlem yapmalıdır.)

Türk milleti onuruna yapılan bu saldırıyı kabul eder mi? ( Bu ifade tamamen Türk Milleti kelimesi kullanılarak halkımızı galeyana getirme çağrısıdır.)

Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Haksızlık karşısında sessiz kalan dilsiz bir şeytandır.”
Peki bugün neden bu kadar çok vicdan bu tür haksızlıklar karşısında sağır?
Neden kimse dinlemiyor?

Eğer Çin Konsolosluğu bugün Türkiye’deki akademik kurumlar üzerinde bu kadar nüfuz sahibiyse…
Yarın ne olacak?

Sesimizi bastırmaya çalışanlara susturulmayacağız.
Doğu Türkistan için, adalet için, insanlık için—
Konuşmaya devam edeceğiz.

Ve unutmayın:
Birisinin susturmaya çalıştığı her gerçek… daha da yüksek sesle yankılanır.

Çin ve Türkçe ve İslami dillerinde yayınlanmıştır

https://www.uygurnews.com/category/china/

https://www.uygurnews.com/category/in-turkish-and-islamic-countries/

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.