The Economist: “Savaşın En Büyük Kaybedeni Donald Trump”
LONDRA – İngiltere merkezli prestijli ekonomi ve siyaset dergisi The Economist, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı başlattığı askeri harekatın ardından ilan edilen kırılgan ateşkesi değerlendirdi. Dergi, savaşın sonuçları göz önüne alındığında masadan en büyük mağlubiyetle kalkan ismin Trump olduğunu ileri sürdü.

The-Economist-Savasin-En-Buyuk-Kaybedeni-Donald-Trump
Stratejik Hedeflerde Başarısızlık
İngiliz basınına yansıyan analizlere göre, Washington’un savaş öncesi belirlediği üç temel hedef olan; İran’ın nükleer programını durdurma, rejim değişikliği ve bölgesel güvenliği artırma planları beş haftalık çatışmanın ardından hezimetle sonuçlandı.
Nükleer Kapasite Korundu: Trump, Haziran 2025’te İsfahan, Fordow ve Natanz tesislerine düzenlenen “Gece Yarısı Çekici” (Midnight Hammer) operasyonuyla nükleer kapasitenin yok edildiğini iddia etse de, istihbarat raporları İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ve yer altı tesislerini büyük ölçüde koruduğunu gösteriyor.
Rejim Ayakta Kaldı: ABD ve İsrail’in doğrudan saldırılarına rağmen Tahran’da yönetim sarsılmadı. Aksine, Yüksek Lider Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in halef olarak öne çıkmasıyla rejimin sürekliliği pekişti.
Askeri Güç ve Hürmüz Boğazı: Sızdırılan raporlar, İran’ın füze ve İHA envanterinin yaklaşık yarısının halen operasyonel olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerindeki İran baskısı, küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor.
ABD İçin Ağır Faturalar
Savaşın ABD ekonomisine ve iç siyasetine maliyeti de ağır oldu.
Ekonomik Yük: Çatışmaların günlük maliyetinin 1 milyar doları aştığı ve mühimmat stoklarının hızla tükendiği bildiriliyor. ABD’de artan benzin ve gıda fiyatları, halkın savaşa olan desteğini %40’ın altına düşürdü.
Siyasi Risk: Yaklaşan ara seçimler öncesinde, yaşam maliyetlerindeki artış ve müttefiklerle (özellikle NATO) yaşanan gerilimler, Cumhuriyetçi Parti içinde bile Trump’a yönelik eleştirileri artırdı.
İsrail’in Uluslararası Konumu Sarsıldı
Analizde, savaşın İsrail için kısa vadeli askeri başarılar getirdiği ancak uzun vadede uluslararası kamuoyunda ciddi bir prestij kaybına yol açtığı belirtiliyor. ABD’de İsrail’e yönelik olumsuz bakış açısının %60 seviyesine yükselmesi, Washington-Tel Aviv hattındaki stratejik ortaklığın geleceği için bir uyarı sinyali olarak görülüyor.
Ateşkesin kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini korurken, gözler İslamabad’da yapılacak olan kritik müzakerelere çevrildi. Ancak İngiliz basınına göre, sonuç ne olursa olsun Trump’ın “Orta Doğu’yu daha güvenli hale getirme” vaadi bu savaşla birlikte derin bir yara aldı.
Cesur Haber