Urumçi Sadece Bir Şehir Değil, Türk Dünyası İçin Bir Lojistik Üstür
Uygur Sanayici ve İş Adamları Derneği (UYSİD) Başkanı Sabir Boğda, Türk girişimcilere seslenerek, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Türkiye ve Çin arasında ekonomik bir köprü olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İSTANBUL – Türkiye’de faaliyet gösteren Uygur kökenli girişimcilerin dayanışma platformu olan UYSİD, kuruluşunun 10. yılında Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinde yeni bir vizyon ortaya koyuyor. UYSİD Başkanı Sabir Boğda, Xinjiang bölgesinin sadece bir ticaret noktası değil, Türk ürünlerinin Çin ve Orta Asya pazarına ulaştırılmasında stratejik bir lojistik merkez olduğunu belirtti.
Siyasi Değil, Ekonomik Köprü Vurgusu
Derneğin kuruluş sürecine ve vizyonuna değinen Boğda, 2010 yılında dönemin Çin Başbakanı Wen Jiabao ile yaptıkları görüşmenin dönüm noktası olduğunu hatırlattı. Meseleye bölücülük temelinde değil, birlik ve ekonomik kalkınma odağında bakılması gerektiğini savunan Boğda, “Xinjiang bölgesi, Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerde ciddi bir köprü görevi üstlenebilir. Biz, Türkiye’yi bu konuda yanıltmak isteyenlere karşı ticaretin birleştirici gücüyle mücadele ediyoruz,” dedi.
Lojistik Maliyetleri Yarı Yarıya Düşecek
Türk taşımacılık sektörü için devrim niteliğinde bir öneri sunan Boğda, karasal taşıma anlaşmalarının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Orta Asya’ya gönderdiği tırların boş dönmesi nedeniyle maliyetlerin 12 bin dolara ulaştığını belirten Boğda, şu çözümü sundu:
“İpek Yolu projesi kapsamında Xinjiang bölgesine giden ürünlere nakliye teşviki veriliyor. Eğer anlaşmaları tamamlarsak, tırlarımız Kaşgar’dan yük alarak İstanbul veya Mersin’e dönebilir. Bu, nakliye maliyetlerini yarı yarıya düşürerek Orta Asya ve Çin pazarlarında rekabet gücümüzü artıracaktır.”
Urumçi’de Yeni Yatırım Fırsatları
2012 yılında Urumçi’de kurdukları Türk Ticaret Merkezi ile önemli bir deneyim kazandıklarını ifade eden Sabir Boğda, Türk girişimciler için bölgedeki potansiyel yatırım alanlarını şöyle sıraladı:
-
Helal Gıda ve Hayvancılık: Helal et ve süt ürünleri üretimiyle Çin iç pazarına giriş.
-
Tekstil ve Tasarım: Markalı ve tasarım odaklı ürünlerle bölge pazarlarında söz sahibi olma.
-
Lojistik Ağları: Bölgenin coğrafi avantajını kullanarak devasa bir lojistik gücü oluşturma.
-
Ortak Ticaret Merkezleri: Yakın coğrafyaya hitap eden yeni merkezlerin kurulması.
Boğda, Urumçi’nin Orta Asya pazarına açılmak isteyenler için sunduğu büyük avantajların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yerel yöneticilerle yeni ticaret merkezleri için görüşmelerin sürdüğünü müjdeledi.
Soru: Sabir Bey, UYSİD 10 yılı geride bıraktı. Bu süreçte derneğin en büyük başarısı ne oldu?
Sabir Boğda: En büyük başarımız, ticareti siyasi gerginliklerin ve ön yargıların üzerine çıkarabilmek oldu. 2010 yılında dönemin Çin Başbakanı Wen Jiabao ile yaptığımız görüşme, bizim için bir meşruiyet ve vizyon tesciliydi. Biz, Uygur kökenli iş insanları olarak Türkiye ile Çin arasında sadece birer tüccar değiliz; biz aynı zamanda birer “ekonomik elçiyiz”. Türkiye’yi bu bölge hakkında yanlış bilgilendiren odaklara karşı, ticaretin somut ve birleştirici gücüyle en güzel cevabı verdik.
Soru: Urumçi’yi “Çin pazarına açılmanın merkezi” olarak tanımlıyorsunuz. Neden Şanghay ya da Pekin değil de Urumçi?
Sabir Boğda: Coğrafya kaderdir ve Urumçi’nin coğrafyası bir fırsattır. Urumçi, Orta Asya’nın kalbi konumunda. Çin’in iç kesimlerine girmek isteyen bir Türk yatırımcısı için Urumçi, hem kültürel benzerlikler hem de lojistik yakınlık açısından en güvenli limandır. 2012’de açtığımız Türk Ticaret Merkezi ile gördük ki; Türk tekstili ve gıdası burada sadece bir ürün değil, bir kalite simgesi. Urumçi’yi bir sıçrama tahtası olarak kullanan bir girişimci, buradan 1.4 milyarlık Çin pazarına çok daha az maliyetle ulaşabilir.
Soru: Lojistik maliyetleri konusunda “yarı yarıya düşüş” vaadiniz var. Bu sistem tam olarak nasıl işleyecek?
Sabir Boğda: Şu an en büyük yaramız “boş tırlar”. Türkiye’den Orta Asya’ya yılda 60 bin tır gidiyor. Bu tırlar yükünü boşaltıp Türkiye’ye boş döndüğünde, maliyet 12 bin dolara çıkıyor. Bizim projemiz şu: Çin’in İpek Yolu kapsamında sağladığı nakliye teşviklerinden yararlanmak. Türk tırı Bişkek’e yükünü bıraktıktan sonra Kaşgar’a geçecek. Oradan Çin’in ihracat yükünü alıp İstanbul veya Mersin’e getirecek. Tır dolu gidip dolu döndüğünde maliyetler direkt %50 düşer. Bu, Türk ihracatçısının Avrupa ve Orta Doğu’daki rekabet gücünü ikiye katlar.
Soru: “Helal Gıda” ve “Tekstil” dışında hangi sektörlerde potansiyel görüyorsunuz?
Sabir Boğda: Özellikle süt ürünleri ve modern hayvancılık. Çin’in devasa bir süt ve et ihtiyacı var. Xinjiang bölgesi bu üretim için en uygun arazi yapısına ve iklime sahip. Türk teknolojisi ve markalaşma yeteneği ile burada kurulacak tesisler, tüm Çin’i besleyebilir. Ayrıca mobilya ve yapı malzemeleri konusunda da ciddi bir açık var.
Soru: Türk yatırımcılara son mesajınız nedir?
Sabir Boğda: “Bekle-gör” politikasıyla büyük pazarlar kazanılmaz. Biz UYSİD olarak oradaki yerel yöneticilerle sürekli temas halindeyiz. Yeni ticaret merkezleri ve lojistik depolar için zemin hazırlıyoruz. Gelin, bu köprüyü birlikte inşa edelim. Urumçi’de atılan her ticari adım, Türkiye’nin döviz girdisini ve bölgedeki nüfuzunu artıracaktır.
Röportajdan Öne Çıkan Başlıklar (Özet Tablo)
| Konu | Stratejik Hedef | Beklenen Avantaj |
| Lojistik | Kaşgar – Mersin Hattı | Nakliye maliyetlerinde %50 tasarruf. |
| Gıda | Helal Et ve Süt Üretimi | 1.4 milyarlık Çin pazarına doğrudan giriş. |
| Tekstil | Markalı Tasarım Ürünleri | Orta Asya ve Çin’de Türk markası algısının güçlenmesi. |
| Vizyon | Ticari Diplomasi | Türkiye-Çin ilişkilerinde sürdürülebilir ekonomik denge. |