Türkistan İslam Derneği Başkanı Yılmaz Şahin’e 14 Yıl Hapis!GAZETECİLİK MASKELİ DİJİTAL KUMPASI ÇÖKTÜ
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 yıldır devam eden “Taliban ve Türkistan İslam Partisi” dosyasında nihai kararını verdi.
Kendini “gazeteci” ve “haber sitesi sahibi” olarak tanıtan, ancak ne eğitimi ne de yasal bir künyesi bulunmayan (https://www doguturkistanbulteni.net ) internet sitesi sahibi Yılmaz Şahin, terör örgütü üyeliği ve propaganda suçlarından toplam 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
“HAYALET” SİTE ÜZERİNDEN İTİBAR SUİKASTI
Yılmaz Şahin’in kontrolünde olan doguturkistanbulteni.net isimli internet sitesi, yıllardır Doğu Türkistan davasını tekeline almaya çalışırken; gerçek gazetecilere, STK başkanlarına ve siyasilere yönelik “itibar suikastı” merkezi olarak kullanıldı. Sitenin en dikkat çeken özellikleri şunlar:
doguturkistanbulteni.net isimli sitenin Künye Yok, Adres Yok: Yasalarca zorunlu olmasına rağmen sitenin sorumlu müdürü, iletişim numarası veya fiziksel adresi bulunmuyor.
doguturkistanbulteni.net'in Gizli Domain: İstanbul dışından ve kimlik bilgileri saklanarak alınan domain (alan adı), olası hukuk davalarından kaçmak için bir “kalkan” olarak kurgulanmış.
doguturkistanbulteni.net'in Kimlik Değişimi: Yıllarca “Uygur kökenli” olduğu imajı verilen sitenin, yargı sürecinde aniden “Türk vatandaşıyız” savunmasına sığınması, hukuki yaptırımlardan kurtulma çabası olarak yorumlandı.
CESUR HABER’E “MONTAJLI” HEDEF GÖSTERME KUMPASI
Sitenin en kirli operasyonlarından biri, 2019 yılında Cesur Haber TV Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Gülmez’e karşı yürütüldü. Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti kurucusu Anwar Yusuf Turani’nin Ankara ziyaretine dair bir videonun içine, o tarihte İstanbul’da olan Gökhan Gülmez’in internetten alınan bir fotoğrafı “montajla” yerleştirildi.
7 Yıllık Israr: Gazeteci Gökhan Gülmez, o dönem YouTube üzerinden yaptığı canlı yayınlarla bu sahtekarlığı sert bir dille deşifre etmesine rağmen, site bu asılsız ve montajlı görseli 7 yıldır yayında tutmaya devam ederek “hedef gösterme” suçunu sürdürdü.
Geniş Hedef Yelpazesi: Sadece Gökhan Gülmez değil; Ahmet Kılbitmez, Doğu Perinçek ve onlarca Uygur STK başkanı da bu “hayalet” site tarafından sistematik olarak “işbirlikçi” veya “ajan” ilan edilerek kara propagandaya maruz bırakıldı.
MAHKEMENİN “TERÖR” TESCİLİ VE KARANLIK BAĞLANTILAR
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi (Dosya No: 2017/233), bu yapının faaliyetlerini sadece “haber” olarak görmedi. Mahkeme, Yılmaz Şahin’i şu suçlarla mahkûm etti:
Terör Örgütü Üyeliği (Üst Sınır): Taliban dosyası ve Türkistan İslam Partisi (TİP) ile olan organik bağlar.
Propaganda Faaliyeti: İnternet sitesi üzerinden terör örgütlerinin ideolojisini yaymak ve bu doğrultuda dezenformasyon üretmek.
Uluslararası İnterpol Tuzağı: Dernek başkan yardımcısının Belarus’ta yakalanıp Çin’e teslim edilmesine kadar uzanan karanlık süreçler ve bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan ağır ithamlar.
“DİJİTAL TERÖR” VE GAZETECİLİK ETİĞİ
Hukuk çevreleri ve medya analistleri şu soruyu soruyor: Terörden hüküm giymiş, hiçbir mesleki eğitimi olmayan ve yasal bir muhatabı bulunmayan bir kişi, nasıl olur da yıllarca Türk gazetecilerine iftira atıp algı operasyonu yürütebilir?
Gökhan Gülmez ve diğer mağdurların yıllar önce başlattığı haklı tepki, bugün bağımsız Türk yargısının verdiği 14 yıllık hapis cezasıyla tescillenmiş oldu. Doğu Türkistan davasını kendi radikal ajandaları için kullanan ve bu yolda her türlü kumpasa başvuran yapıların maskesi bu kararla tamamen düşmüştür.
Yılmaz Şahin’in 5 ay yatıp çıktığı 2010 yılındaki dosyadan, 2026 yılında “terör örgütü üyeliği” tesciliyle 14 yıl ceza alması; adaletin geç de olsa tecelli ettiğini ve “klavye arkasına saklanarak” yürütülen operasyonların sonunun geldiğini göstermektedir.
Sitenin arka planına dair bir diğer çarpıcı detay ise, içeriklerin mutfağında aslında Uygur uyruklu bir kadının bulunduğu gerçeğidir. Kamuoyunda yakından bilinen bu durum, sitenin “Türk vatandaşıyız” beyanındaki çelişkiyi ve profesyonel bir haber merkezinden ziyade, belirli bir ideolojik ajandaya hizmet eden kapalı bir yapı olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.
DOĞU TÜRKİSTAN BÜLTENİ YAYINLADIĞIN VİDEOLARA GÖKHAN GÜLMEZ’İN RESMİNİ NEDEN KOYUYORSUN?
ARŞİV UNUTMADI: “BU ŞEREFSİZLER KENDİNİ HAYALET ZANNETMESİN!”
Yılmaz Şahin ve ekibinin kurduğu dijital kumpas ağına karşı en sert tepki, 2021 yılında Cesur Haber ekranlarında bizzat Gökhan Gülmez tarafından verilmişti. O dönem yapılan canlı yayında Gülmez, bugün mahkemece tescillenen “hayalet yapı” ve “montaj habercilik” yöntemlerini tüm çıplaklığıyla deşifre etmişti.
Gökhan Gülmez’in O Dönemki Tarihi Çıkışı:
“Babam Bu Vatan İçin Hizmet Etti”: Gülmez, yayında “Babam yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hizmet etti, ben Türkoğlu Türküm. Siz kimsiniz de sahte hesaplar arkasına saklanıp bize iftira atıyorsunuz?” diyerek bu yapının milli değerlere saldıran köksüz karakterine dikkat çekmişti. [00:21]
Kumpasın İfşası: “Benim videolarımı, haberlerimi alıp içine orada olmayan fotoğraflarımı montajlayarak beni hedef gösteriyorlar. 35 senelik meslek hayatımda böyle bir şerefsizlik görmedim,” diyen Gülmez, sitenin yasal bir künyesi ve adresi olmamasını “korkaklık” olarak nitelendirmişti. [01:42]
“Adresiniz Belli Olacak”: Gülmez, o günlerde bu yapının Kocaeli üzerinden alınan IP numaralarına ve gizli bağlantılarına dikkat çekerek, “Kendinizi görünmez sanmayın, girdiğiniz o deliklerden sizi çıkartıp deşifre edeceğiz” sözleriyle adaletin bir gün tecelli edeceğinin sinyalini vermişti. [03:29]
Ahmet Kılbitmez: “Bunlar Vatansız Adamlar” Yayına katılan Ahmet Kılbitmez de bu yapının ne Uygur ne de Türk davasına hizmet etmediğini, “vatansız” ve “köpek karakterli” bir operasyon aygıtı olduklarını vurgulamıştı. [11:47] Kılbitmez, özellikle Uygur toplumu içinde itibar suikastı yaparak kimlerin değirmenine su taşıdıklarını sorgulamış ve “Polis ve savcıdan önce benim manşetlerime düşeceksiniz” diyerek kararlı bir duruş sergilemişti. [14:49]
Netice: 2021 yılındaki o canlı yayında haykırılan gerçekler, 2026 yılında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği 14 yıllık hapis cezasıyla mühürlenmiş oldu. Gazeteci Gökhan Gülmez’in “7 yıldır kalkmayan montajlı fotoğraf” uyarısı, mahkemenin “terör propagandası” kararıyla en ağır şekilde karşılığını buldu.
