DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Smiley facehttps://cesurtv.com/
Smiley face

Seyit Tümtürk yargılandığı Mahkemeden hapis cezası aldı

Gökhan Gülmez
Türkiye'de ve uluslararası alanda araştırmacı gazetecilik yapan Gökhan Gülmez, , özellikle siyasi yapıların, diasporaların,Yolsuzluk ve kamu kurumlarının denetimi üzerine yoğunlaşan bir gazetecidir. Devletin Bekası, Milletin Vicdanı, Gerçeğin Sesi."dir.
20.07.2025
A+
A-

Gazeteci Gökhan Gülmeze yönelik tehdit, hakaret ve küfür içerikli davranışları nedeniyle Seyit Tümtürk, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hem hapis hem de idari para cezasına çarptırıldı. Bu karar, Türk kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Uygur diasporasının sessizliği ise ayrı bir tartışma konusu haline geldi.

Seyit Tümtürk Vakası (Tümtürk yargılandığı Mahkemeden ceza aldı) Uygur Diasporasında Çifte Standart Tartışması:

Yargı Süreci ve Karar
Mahkeme kayıtlarına göre Tümtürk, gazeteciye yönelik tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı cezalandırıldı. Bu karar, basın özgürlüğü ve kamuya mal olmuş kişilerin sorumlulukları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.

Uygur Diasporasının Sessizliği
Yıllardır Çin’in Doğu Türkistan’daki baskı ve zulmüne karşı ses yükselten Uygur diasporasının, kendi içinden çıkan bir figürün şiddet ve hakaret içeren davranışlarına karşı sessiz kalması, kamuoyunda “çifte standart” eleştirilerine neden oldu. Türk basınında yer alan yorumlarda, bu sessizlik “kendi zalimine sahip çıkmak” olarak nitelendirildi.

Uygur Diasporasının Toplumsal Sorumluluk ve Tutarlılık

Bir topluluğun adalet ve insan hakları mücadelesi verirken, kendi içindeki ihlallere karşı da aynı hassasiyeti göstermesi beklenir. Seyit Tümtürk’ün geçmişte Uygur halkının haklarını savunması, onu eleştirilmez kılmaz. Aksine, kamuya mal olmuş kişilerin davranışları, temsil ettikleri değerlerle tutarlı olmalıdır.

Sonuç : Bu olay, sadece bir kişinin mahkûmiyeti değil; aynı zamanda diasporaların, sivil toplumun ve kamuoyunun etik tutarlılık sınavıdır.  Zulme karşı durmak, yalnızca dışarıdan gelen baskılara değil, içerideki  Uygur Milli Meclis Başkanı olduğunu söyleyen Seyit Tümtürk gibi insanların yaptığı adaletsizliklere karşı da ses yükseltmeyi gerektirir.

Seyit Tümtürk Küfür Hakaret ve tehdit ederek gerçek yüzünü gösterdi !…

Seyit Tümtürk’ün gazeteci Gökhan Gülmez’e yönelik tehdit ve hakaret suçlarından aldığı ceza, geçmişteki benzer vakaların bir devamı niteliğinde. Özellikle Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile yaşadığı hukuki süreçler, bu durumu daha da görünür kılıyor.

Seyit Tümtürk’ün Geçmişteki Mahkeme Kararları:

  • Hakaret Davası: Tümtürk, Doğu Perinçek’e yönelik hakaret içerikli ifadeleri nedeniyle 3.270 TL adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, bu cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
  • Kişisel Verilerin Paylaşımı: Tümtürk, Perinçek’in TC kimlik numarasını sosyal medyada paylaşması nedeniyle 5 ay hapis cezası aldı. Bu ceza da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla sonuçlandı.
  • Manevi Tazminat: İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, Tümtürk’ü Perinçek’e 8.000 TL manevi tazminat ödemeye mahkûm etti.
  • Zincirleme Suç: Mahkeme, Tümtürk’ün eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirdiğini değerlendirerek toplamda 20 ay hapis cezası verdi. Bu veriler, Tümtürk’ün kamuya açık alandaki söylem ve eylemlerinin sadece anlık öfke patlamaları değil, tekrarlayan ve sistematik bir tutum olduğunu gösteriyor.

Toplumsal Yansımalar

Fransada Kurulduğu söylenen Uygur Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk  tekrar eden davranışlar, sadece bireysel bir tutum değil; aynı zamanda temsil ettiği topluluğun etik duruşunu da sorgulatıyor.

Uygur diasporasının bu olaylara karşı sessiz kalması, kamuoyunda “kendi zalimine sahip çıkmak” şeklinde yorumlanıyor.

Seyit Tümtürk’ün yargılandığı Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde aldığı ceza, sadece bireysel bir hesaplaşma değil; aynı zamanda Uygur diasporasının etik duruşuna dair ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Yıllardır Çin yönetimini “zalim” olarak niteleyen ve zulme karşı direnişi savunan diaspora, kendi içinden çıkan bir figürün şiddet içerikli eylemlerine karşı sessiz kalmakla eleştiriliyor.

Uygur Diasporasında Çatallanma: İlke mi, İttifak mı?

Diasporaların temel gücü, haklılık argümanlarını tutarlılıkla savunmalarından gelir. Ancak Tümtürk gibi figürlerin şiddet içeren söylemlerine karşı gösterilen sessizlik, hak savunuculuğunun ilkesel değil, bireylere göre değişen bir ittifaka dönüştüğü eleştirisini doğuruyor.

Bu durum, “Çin’e karşı adalet isteyen diaspora, kendi içinde adaleti es geçiyor mu?” sorusunu gündeme getiriyor. Basın özgürlüğüne yönelik tehditler, diaspora içerisindeki değerlerin sınanmasını gerektiriyor.

Temsiliyetin Gücü ve Sorumluluğu

Seyit Tümtürk’ün Uygur davasında yıllardır kamu önünde yer alan bir aktör olması, onun eylemlerini yalnızca kişisel bir davranış olmaktan çıkarıyor. Temsil gücüne sahip kişiler, davranışlarıyla davaya zarar verme veya kamuoyunda güven kaybına yol açma potansiyeline sahiptir. Bu noktada, diasporanın kendisini eleştirebilme ve içsel mekanizmalarını sorgulayabilme yetisi, uzun vadede inandırıcılığı açısından hayati önemdedir.

Basının Rolü ve Eleştirel Yaklaşım
Türk basınında bu olayların görünür kılınması, diasporanın “dokunulmaz” algısının kırılması açısından önem taşıyor. Basın, sadece dış politik ihlalleri değil; içeride yaşanan çarpıklıkları da kamuoyuyla buluşturma sorumluluğu taşıyor.

Sonuç: Adaletin İki Yüzü
Adalet, sadece dışa karşı bir talepten ibaret değildir; içeride, kendi toplumumuzda uygulandığında anlam kazanır. Tümtürk vakası, Uygur diasporasının etik ilkeleri yeniden gözden geçirmesi ve temsiliyetin sorumluluğunu taşıyacak kadrolar oluşturması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Aksi hâlde, “zalim Çin” söylemiyle sürdürülen mücadele, “kendi zalimine sessiz kalmak” eleştirileriyle gölgelenebilir.

Kendi Zalimimize Sessiz Kalmak: Uygur Diasporasında Vicdan Tıkanması

Yazan: [Gökhan Gülmez]

Uygur diasporasının yıllardır Çin hükümetine karşı yürüttüğü haklı mücadeleyi hepimiz biliyoruz. Zulme karşı ses olmak, haksızlığa karşı dik durmak… Bu değerler, diasporanın temel taşları oldu. Ancak son günlerde yaşanan bir olay, bu taşların ne kadar sağlam kaldığını sorgulatıyor: Seyit Tümtürk’ün gazeteci Gökhan Gülmez’e yönelik tehdit, hakaret ve küfür içeren davranışları, Türk kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı. Mahkeme kararlarıyla belgelenmiş bu suçlara karşı diaspora cenahında çıt çıkmıyor. Neden?

Seyit Tümtürk’ün geçmişi temiz değil. Doğu Perinçek ile yaşadığı hukuki süreçte hakaret, kişisel verilerin paylaşımı ve manevi tazminat gibi çeşitli suçlardan mahkûm oldu. Yani karşımızda sadece “bir anlık öfkeye kapılmış” biri değil; kamuya açık alanda tekrarlayan, kontrolsüz ve saldırgan bir söylemin sahibi var.

En önemli nokta ise bu kişi, Uygur davasının yıllardır yüzü olmuş biri. Temsil ettiği değerlerle ters düşen davranışlarıyla hem davasına hem de inandırıcılığına zarar veriyor.

Ama asıl mesele ne biliyor musunuz? Uygur diasporasının bu davranışlara karşı sessiz kalması. Çin zulmüne karşı haklı ve kararlı bir duruş sergileyen diaspora, kendi içindeki adaletsizliklere neden sessiz?

Bu, vicdanlı bir çabanın samimiyetini sorgulatıyor. Adalet yalnızca dışa karşı değil; içe dönük de işletilmediği sürece eksik kalır.

Bugün bu vakayı görmezden gelen her sessizlik, yarın adaletin sesini boğabilir. Sadece Çin’e karşı değil, kendi temsilcilerimize karşı da ilkesel bir duruş göstermeliyiz. Yoksa zulme karşı mücadelemiz bir tiyatrodan ibaret kalır—seyircisi bol ama sahnesi yalanlarla dolu.

Uygur Diasporasında Güven Krizi: Liderlik Yeniden Tanımlanmalı

Yazan: [Gökhan Gülmez]

Uygur diasporası, son dönemde bazı diaspora liderlerinin karıştığı aşk skandalları, şiddet, küfür, hakaret ve yolsuzluk gibi olaylar, bu topluluğun inandırıcılığına ciddi zarar verdi. Türkiye kamuoyunda bu olaylara karşı yükselen tepkiler, artık sadece Çin’e değil, diaspora içindeki etik sorunlara da yönelmiş durumda.

Bu tür davranışlar, sadece bireysel hatalar değil; aynı zamanda temsil edilen davaya zarar veren, güveni sarsan ve topluluğun gücünü törpüleyen gelişmelerdir.

Uygur diasporası, yıllardır “adalet” ve “özgürlük” gibi kavramlarla mücadele verirken, kendi içindeki adaletsizliklere sessiz kalırsa, bu mücadele samimiyetini yitirir.

Diaspora, kanaat önderlerini ve lider kadrolarını etik, şeffaflık ve temsil sorumluluğu ilkeleriyle yeniden değerlendirmeli. Aksi takdirde, yaşanan skandalların gölgesinde diaspora her geçen gün daha fazla güç kaybedecek ve etkisizleşecektir.

Uygur halkı, temsilcilerini yeniden gözden geçirmeli. Liderlik, sadece konuşmak değil; örnek olmakla ilgilidir. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve ahlaki duruş, bu mücadelenin temel taşları olmalı. Aksi takdirde, diaspora sadece bir hatıra olarak kalır—etkisiz, dağınık ve unutulmuş.
Uygur halkı haklı bir davanın sahibidir. Bu dava, ancak güvenilir ellerde büyür. Şimdi, o elleri bulma zamanı.

Güven Temizlenmeden Ses Temizlenmez!  Uygur Diasporasında Temiz Liderlik İçin Ayağa Kalk!

Skandallara, şaibelere, suskunluğa dur de!

Küfür eden değil, halkı onurlandıran liderler istiyoruz!
Şiddetle değil, saygıyla yol alan bir temsil hayalimiz var!
Yolsuzlukla değil, şeffaflıkla şekillenen bir diaspora için mücadele zamanı!

Unutma:
Liderlik bir ayrıcalık değil, sorumluluktur!
Davaya ihanet eden değil, omuz veren yönetsin!
Dürüstlüğü olmayanın temsil hakkı da olmaz!

🗣️ Ses Veriyoruz:
🔊 Temiz Lider, Güçlü Ses!
🔊  Skandala Değil Adalete Yol Ver!
🔊 Uygur Davası Temiz Ellerde Yaşar!

🔗 #TemizTemsil #ŞaibesizLiderlik #UygurVicdanı #GüçlüDiaspora

İslam dinine göre küfür, hakaret ve tehdit gibi davranışlar açıkça günah kabul edilir. Bu tür söz ve eylemler, hem bireyin ahlaki sorumluluğuna hem de toplumsal huzura zarar verir.

🕌 İslam’da Küfür ve Hakaretin Hükmü:

  • Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Müslümana sövmek fısktır (günahkârlıktır), onunla savaşmak ise küfürdür.” (Müslim, 1/325)
  • Müslümana haksız yere hakaret etmek, bil-icma haramdır. Bu davranışı sergileyen kişi fasık sayılır ve cezalandırılması gerekir.
  • İslam, insanları güzel sözle muamele etmeye, saygılı iletişime ve hoşgörüye teşvik eder. Kaba ve incitici dil, müminlik sıfatıyla bağdaşmaz.

⚠️ Tehdit ve Şiddet:

  • Tehdit, bir kişiye korku salmak ve zarar verme niyeti taşır. Bu da İslam’ın barış ve güvenlik ilkelerine aykırıdır.
  • Peygamberimiz (s.a.v.) zimmî (gayrimüslim vatandaş) bile olsa birine eziyet edenin karşısında olacağını bildirmiştir.
  • Müslüman olmak, sadece ibadetle değil; ahlaki davranışlarla da kendini gösterir. Uygur diasporasında bazı kişilerin bu tür günahları işlemesi ve topluluğun sessiz kalması, hem İslam’ın öğretilerine hem de halkın vicdanına aykırıdır.Küfür, hakaret ve tehdit; İslam’da sadece bireysel günahlar değil, aynı zamanda toplumsal bozulmanın işaretleridir. Müslümanlar bu tür davranışlara karşı durmalı, adaleti ve güzel ahlakı savunmalıdır.Bu bağlamda, bir Müslüman liderin küfür, tehdit ve hakaret içeren söylemleri, İslam’ın temel ahlaki ilkeleriyle açıkça çelişmektedir. Uygur diasporasının bu tür davranışlara karşı sessiz kalması, hem dini hem de vicdani sorumluluk açısından ciddi bir zaaf olarak görülmektedir.

Türkiye’de ve diğer ülkelerdeki kamuoyu, bu tür skandallara karşı giderek daha eleştirel bir tutum sergilemektedir. Uygur davasının uluslararası destek bulmasını zorlaştırmaktadır .

Uygur diasporası, haklı bir davanın taşıyıcısıdır. Ancak bu dava, ancak temiz ellerde, dürüst temsilcilerle ve ahlaki tutarlılıkla sürdürülebilir. Aksi takdirde, dünya kamuoyunda etkisini yitiren, içten çürüyen bir yapı haline gelme riski kaçınılmazdır.

NOT : Haberin Devamı Mahkeme kararı ve detayları Mahkemenin verdiği Hapis ve Para cezaları ayrıntılı olarak gelecektir. Gökhan Gülmez Mahkemenin bundan sonraki gidişatını ve Hukuki olarak başka yollarada baş vuracağını ilerleyen haberlerinde ayrıntılı olarak kaleme alacaktır. Seyit Tümtürk Hapse Girermi ? Bu konuda da bir sonraki haberde detaylı olarak siz değerli okuyucularımıza açıklamamızı yapacağız.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR