Rüşvetçileri adaletten kaçırmak için kimse polise, yargıya iftira atamaz
Rüşvetçilerle mücadele etmek yerine bu milletin tertemiz evlatlarımızın şerefiyle oynuyorlar. Bunun adı siyaset değil. Madem elinde 32 saat video kaydı var, versene mahkemeye.
Madem size karşı kumpas var gidersin mahkemeye bunun hesabını sorarsın. Ama bunu yapmıyorsun. Hiç kimse polise ve yargı mensuplarına iftira atamaz.
Bünyelerini sarmış yolsuzluk virüsünü temizlemek, rüşvetçilerle mücadele etmek yerine milletin evlatlarının şerefiyle oynuyorlar. Bunun adı siyaset değildir. Biz buna müsade etmeyiz. Ana muhalefeti daha vicdanlı ve özenli dil kullanmaya davet ediyorum.
“Hiçbir sabotaj ve tuzak, Türkiye’yi bu tarihi yoldan geri döndüremez”
Terörsüz Türkiye sürecimizde acı ve gözyaşıyla dolu süreci geride bırakacak, huzurun ve kalkınmanın olacağı bir dönemi ardında kadar açacağız. 86 milyon hep birlikte güven içinde kardeşçe yaşayacağız. Hiçbir tahrik, tuzak Türkiye’yi girdiği bu tarihi yoldan geri döndüremeyecek”
Türkiye, son dönemde sadece siyasi rekabetin değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorgulamanın da merkezi haline geldi. Milletin tertemiz evlatları olan polisler, savcılar ve hâkimler; kimi zaman siyasi söylemlerle itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Bu durum, toplumsal vicdanı derinden sarsarken, halkı siyasetin amacını yeniden düşünmeye sevk ediyor.
Rüşvetin Üstünü Örtmeye Çalışanlar
Siyasi gündemde yer alan bazı yolsuzluk iddialarının kamuoyunda yer bulmasıyla birlikte, dikkatler bu iddiaların üzerine gitmek yerine; bu konuları dile getiren kişi ve kurumlara yöneltiliyor. Oysa halk, rüşvetle mücadelede net ve kararlı adımlar bekliyor. Siyaset, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yapılmalı; değil ki tertemiz evlatlarımızın şerefi üzerinden hesaplaşmalar yürütülsün.