Rabia Kadir Fransa bana kucak açtı dedi
Amerikada yaşayan Uygur Uyruklu Şimdi Amerikan Vatandaşı olan Rabia Kadir Hürriyet Gazetesinden Muammer ELVEREN ile Pariste 25.04.2013 tarihinde yaptığı ropörtajda pek çok konuda açıklamalarda bulundu.
Dünya Uygur Kadınlar Kongresi’ni Paris’te toplayan Uygur lider Rabia Kadir son olayları Hürriyet’e değerlendirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Çin seyahati öncesi ‘Dünya Uygur Kadınlar Kongresi’ni Paris’te toplayan Kongre Başkanı Rabia Kadir, çeşitli ülkelerden gelen Uygur kadınlarını da yanına alarak diğer yetkilerle birlikte Doğu Türkistan’da çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren Uygurlar için gösteriye katıldı.
Seyit Tümtürk,Fransız hükümetinin izniyle Türkiye’den Fransaya gitmiş.;
Kadir, Fransız hükümetinin izniyle Türkiye’den gelen Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği, Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, Kongre’nin ABD temsilcisi Ömer Kanat, Almanya temsilcisi Dolkun İsa, Doğu Türkistan Derneği Ankara Başkanı Hayrullah Efendigil olmak üzere toplantıya katılan kadınlarla birlikte Bastille Meydanı’na geldi. Gösteride “Uygurlara özgürlük”, “Kahrolsun baskıcı Çin”, “Çin’in Uygur zulmüne son” sloganları atıldı. Rabia Kadir konuşmasında, “Çin’in uyguladığı şiddet eylemlerini kınıyorum, Paris’te özgürlük meydanı olan Bastille’de insan hakları ve demokrasiyi savunanlara sesleniyorum. Lütfen Uygur halkının sesine kulak verin. Çin’in baskıcı politikaları ve zulmüne dur deyin” dedi.
Paris’te Dünya Uygur Kadınlar Kurultayı’nı yaptıktan sonra çeşitli ülkelerden gelen 120’ye yakın Uygurlu kadının oylamasıyla Dünya Uygur Kadınlar Birliği’ni kurduk.
FRANSA BANA KUCAK AÇTI
Ben bir haftadır Paris’teyim, 19 Nisan’da geldim. Bu tarih çok önemlidir zira Fransa’nın çok büyük ticari ve ekonomik ilişkiler içinde olduğu Çin’le diplomatik ilişkilerin kurulduğu 50’nci yıldönümüne ve François Hollande’ın Cumhurbaşkanı olarak ilk Çin ziyaretine denk geliyor.
İşte Fransa devleti ve hükümeti için tam da böyle önemli bir zamanda ‘Çin’le ilişkilerimiz ne olacak’ demeden bize Paris’te Dünya Uygur Kadınlar Birliği’ni kurduğumuz Dünya Uygur Kadınlar Kurultayı’nı toplama izni verildi. Fransa bununla da kalmadı, hemen hemen tüm yazılı, sözlü ve görsel medya ile görüşmelerimizde istediğimiz gibi Çin’deki insan hakları ihlalleri ve baskıları konusunda açıklama yapmamıza bir şey demedi.
Senato’da ağırlandım, onuruma kokteyl verildi. Bir de Doğu Türkistan’da olaylar patlayınca Bastille Meydanı’nda Çin’i protesto gösterisi yapmamıza izin verildi. Fransa bana kucak açtı.
Bütün bunlar François Hollande’ın Çin ziyaretine çıkacağı döneme denk gelmesine rağmen yapıldı.Avrupa ülkelerinde ve şimdi Fransa’da bu yaptıklarımızı Türkiye’de neden yapamıyoruz? Bu toplantıları Türkiye’de yapabilmem için neden halen bana vize verilemiyor. Şimdi size soruyorum, Uygur Kadınlar Kurultayı geçtiğimiz yıl Türkiye’de toplanacaktı. 100’e yakın Uygur kadını çeşitli ülkelerden Ankara’ya geldi. Türkiye bana vize vermediği gibi kurultayın yapılmasına da izin vermedi ve iptal etmek zorunda kaldık. İşte o Kurultay için Çin’le iyi ilişkileri olan Fransız hükümetine başvurduk ve onlar bize kucak açtılar. Bunu Türkiye’nin yaptırmasını beklerdim.
Türkiye’nin bana neden vize vermediğini hiç kimseye anlatamıyorum. Daha doğrusu Türkiye aleyhinde kullanılmasın diye anlatmıyorum.
Müslüman ülkeler arasındaki en demokratik ülke olduğu gerekçesiyle Türkiye’de kurulması teklif edildi ve kabul edildi. Ben orada bana Türkiye vize vermiyor katılamayacağım diyemedim. Önümüzdeki Mayıs ayının 20’sinde Dünya Müslüman Kadınlar Toplantısı İstanbul’da yapılacak ve ben yine büyük bir çıkmazdayım. Zira toplantı için davet edildim ama katılıp katılamayacağım sorulduğunda cevap veremiyorum. Çünkü hala Türkiye’nin bana vize verip vermeyeceğini bilmiyorum.
