DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Vizyon Ege Haber VizyonEgeHaber
Smiley face

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nden Göç İdaresi’ne: Milyonluk Vatandaşlık ve Banka Vurgunu

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) teknik takibiyle gün yüzüne çıkarılan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, kamu kurumlarına sızmış bir şebekenin rüşvet, sahtecilik ve nüfuz ticareti sarmalını gözler önüne serdi. Göç İdaresi personeli ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’ndeki bir kamu görevlisinin adının karıştığı dosyada, yabancı uyruklu şahıslara usulsüz vatandaşlık vaadiyle yüz binlerce dolarlık vurgun yapıldığı iddia ediliyor.


MİT Tespit Etti, Emniyet Operasyon Başlattı

Soruşturma, MİT’in Göç İdaresi bünyesinde bir suç odağı tespit etmesiyle başladı. Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi ve Ankara Emniyeti’ne gönderilen raporlarda; Ankara ve İstanbul Göç İdaresi müdürlüklerinde görevli güvenlik görevlisi, mühendis, teknisyen ve göç uzmanlarının organize bir şekilde hareket ettiği belirtildi. Şüphelilerin, yabancı şahısların vatandaşlık işlemlerinde sahtecilik yaptığı ve bu süreçte rüşvet ağı kurdukları kayda geçti.

Skandalın Ankara Ayağı: “Ben Bu İşleri Yaparım”

İddianamede yer alan müşteki Faruk Eskioğlu’nun ifadeleri, suç örgütünün sadece alt düzey memurlardan ibaret olmadığını, devletin en kritik birimlerinin ismini kullanarak nasıl güven tesis ettiklerini ortaya koyuyor.

Eskioğlu’nun ifadesine göre süreç şöyle işledi:

Talep: Mısırlı iş insanı Hüseyin Selam, finans şirketi kurmak ve ailesine vatandaşlık almak için aracı olan Eskioğlu’ndan yardım istedi.

Adres: Eskioğlu ve ortağı Onur Günal, çözüm için Ankara’ya, Cumhurbaşkanlığı Yatırım İzleme Ofisi’ne gitti.

Görüşme: Burada kendilerini karşılayan Mehmet Serdar Tufan, iddiaya göre “Bu işler zor ama ben yaparım” diyerek güven verdi. Tufan, şahısları “yatırım bankası” kurmaya teşvik etti ve vatandandaşlık işlemleri için de aracı olabileceğini belirtti.

Çantada Teslim Edilen Dolarlar ve “Akademisyen” Aracılar

İddianamedeki en çarpıcı detaylar, paranın teslimatı ve danışmanlık adı altındaki rüşvet trafiğinde gizli:

Danışman Yönlendirmesi: Mehmet Serdar Tufan, işlerin takibi için Doç. Dr. Derya Erçetin’i (Aksakal Danışmanlık) adres gösterdi.

İlk Ödemeler: Vatandaşlık işlemleri adı altında ilk etapta 12 bin dolar, belirtilen bir hesaba yatırıldı.

Otobanda Rüşvet: İşlerin hızlandırılması vaadiyle istenen 18 bin dolar, Ankara Kızılay’da bir otelde çanta içerisinde elden teslim edildi.

Sözleşme Oyunu: Toplamda 350 bin dolarlık bir “danışmanlık” anlaşması üzerinden pazarlık yapan şebeke, peşinat olarak aldıkları 30 bin doların ardından telefonları kapatarak kayıplara karıştı.

“Bizi oyaladılar, telefonları açmadılar” Müşteki Faruk Eskioğlu, toplamda 27 bin dolar şahsi zararı olduğunu ve Mısırlı iş insanına mahcup olduğunu belirterek; kamu görevlisi Mehmet Serdar Tufan ve Derya Erçetin’den şikâyetçi oldu.


Göç İdaresi’ndeki “Köstebek” Kadrosu

Savcılığın yürüttüğü teknik takip, rüşvetle alınan evrakların Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve İstanbul İl Göç İdaresi’ndeki bağlantılı isimler aracılığıyla nasıl sisteme sokulduğunu da mercek altına aldı. İddianamede adı geçen;

Güvenlik Görevlileri: Cenk Akpunar, Serkan Akçay, Kurtuluş Kaya, Kahraman Ünlü, Ali Koray Akın.

Göç Uzmanı ve Mühendis: Emre Şener ve Ahmet Selçuk Sarpkaya.

Teknisyen: Osman Bayram.

Bu isimlerin, yabancı uyruklu şahısların dosyalarını manipüle ettikleri ve “organize sahtecilik” suçuna iştirak ettikleri iddia ediliyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, onlarca Türk ve yabancı uyruklu şahsın mağdur edildiği bu “vatandaşlık borsası” davasında, sanıkların “nüfuz ticareti”, “rüşvet”, “resmi belgede sahtecilik” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlarından cezalandırılmasını istiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.