Çin’den Türk vatandaşlarına kolay vize için düğmeye basıldı!
Ankara-Pekin Hattında Yeni Dönem: Yoğun Diplomasi, Hızlı Trenler ve Vize Kolaylığı Arayışı
Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler, son 3 ayda yürütülen baş döndürücü diplomasi trafiğiyle stratejik bir ivme kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve altı bakanın Çinli muhataplarıyla gerçekleştirdiği temaslar, 48 milyar dolarlık ticaret hacmini lojistik atılımlar ve vize kolaylıklarıyla taçlandırmayı hedefliyor.
Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal, tarihi İpek Yolu’nun modern versiyonunun (Kuşak ve Yol) Türkiye’nin “Orta Koridor” projesiyle entegre edilmesiyle, İstanbul’a varış süresinin 15 güne düştüğünü açıkladı.
Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 54. yıldönümü, iki ülke arasında son yılların en yoğun temas trafiğine sahne oldu. Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şangay İşbirliği Teşkilatı (ŞİÖ) zirvesine “onur konuğu” olarak katılmasının ve kendisine altı bakanın eşlik etmesinin, Pekin yönetiminin Türkiye’ye verdiği önemin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Büyükelçi, “İlişkilerin önümüzdeki dönemde bu güçlü zemin üzerinde daha da gelişeceğine inanıyoruz” mesajını verdi.
Vize Duvarını Aşmak İçin “Kadim Medeniyet” Diplomasisi
Ticari ilişkilerin aksine, Türk vatandaşlarının Çin’e bireysel turistik seyahatlerinde karşılaştığı vize zorlukları, diplomatik görüşmelerin öncelikli gündem maddelerinden biri haline geldi. Büyükelçilik ve Dışişleri Bakanlığı, Çin makamlarıyla yürüttükleri müzakerelerde tarihsel ve kültürel bağları masaya sürüyor.
Büyükelçi Ünal, yürütülen vize diplomasisini şu sözlerle detaylandırdı:
“Çinli muhataplarımıza sıklıkla şunu hatırlatıyoruz: Tıpkı Çin gibi Türkiye de çok eski ve kadim bir uygarlık.
Osmanlı döneminden bu yana elçilerimiz, tüccarlarımız ve sanatçılarımız hep temas halindeydi. Çin, Türk halkı tarafından merak edilen ve sevilen bir ülke. Turist olarak gelmek isteyen vatandaşlarımız için daha esnek ve rahat bir vize sisteminin kurulmasını arzuluyoruz. Bu konudaki ısrarlı temas ve girişimlerimiz sürüyor.”
Büyükelçi Ünal’ın açıklamaları, Ankara’nın bu dengesizliği gidermek için yürüttüğü stratejiyi gözler önüne seriyor.
1. Mevcut Durum: Ticaret Hızlı, Vize Yavaş
Çin, iş dünyası ve ticari vizeler konusunda belirli bir akışa sahip olsa da, bireysel turistik vize (L tipi vize) başvuruları Türk vatandaşları için zorlu bir süreç olmaya devam ediyor.
![]()
![]()
Sorunun Kaynağı: Pandemi sonrası dönemde Çin’in kapılarını kademeli olarak açması ve güvenlik odaklı vize politikaları, bireysel seyahat planlayan Türk vatandaşlarının prosedürel zorluklarla (uzun bekleme süreleri, detaylı evrak talepleri vb.) karşılaşmasına neden oluyor.
Tezat: Büyükelçi Ünal, Çin’in Türkiye’de çok merak edilen ve sevilerek takip edilen bir destinasyon olduğunu belirtiyor. Ancak bu ilgi, mevcut vize bariyerleri nedeniyle potansiyel turist sayısına tam olarak yansıyayamıyor.
2. Diplomatik Strateji: “Kadim Medeniyet” Kartı
Dışişleri Bakanlığı ve Pekin Büyükelçiliği, vize kolaylığı sağlamak için teknik müzakerelerin ötesine geçerek “Kültürel Diplomasi” ve “Tarihsel Ortaklık” argümanlarını masaya sürüyor. Büyükelçi Ünal, Çinli yetkililerle yapılan görüşmelerde şu tezi işliyor:
İki Kadim Medeniyet: Çin ve Türkiye’nin (Osmanlı ve öncesi) köklü devlet geleneklerine sahip olduğu, bu iki halkın birbirine yabancı olmadığı vurgulanıyor.
Tarihsel Referans: Osmanlı döneminden beri süregelen elçi, tüccar ve seyyah trafiği hatırlatılarak, “Bizim tarihimizde kapılar hep açıktı, bugün de öyle olmalı” mesajı veriliyor.
Güven İnşası: Bu söylem, vize konusunu sadece bürokratik bir işlem olmaktan çıkarıp, “dostluk ve güvenin bir göstergesi” olarak yeniden çerçeveliyor.
3. Hedeflenen Somut Değişiklikler
Yürütülen temasların nihai amacı, Türk vatandaşlarının Çin’e seyahatlerinde “caydırıcı” değil “teşvik edici” bir sisteme geçilmesidir. Beklentiler şu başlıklarda toplanıyor:
Bireysel Başvurularda Esneklik: Grup vizelerinin ötesinde, sırt çantasını alıp gitmek isteyen veya münferit kültür turu yapmak isteyen vatandaşlar için prosedürlerin hafifletilmesi.
Süreçlerin Hızlanması: Başvuru değerlendirme sürelerinin kısaltılması.
Algı Yönetimi: Çin’in Türk kamuoyundaki “gidilmesi zor ülke” algısının, “gezilmesi gereken dost ülke” algısına dönüştürülmesi.
Ankara, Pekin yönetiminden “Malların 15 günde ulaştığı bir ortamda, insanların vize kuyruklarında beklememesi gerektiğini” talep ediyor. Bu talep, sadece turistik bir istek değil, “Kuşak ve Yol” ile “Orta Koridor”un birleştiği noktada, halkların da birbirine entegre olması vizyonunun bir parçası olarak sunuluyor.
Ticaretin Devleri: Asya’da Birinci, Dünyada Üçüncü Ortak
İkili ilişkilerin en güçlü ayağını ekonomi oluşturuyor. Büyükelçi Ünal’ın paylaştığı verilere göre, Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacmi 48 milyar dolara ulaştı. Bu rakamla Çin, Türkiye’nin Asya kıtasındaki en büyük, dünya genelinde ise üçüncü büyük ticaret ortağı konumuna yükseldi. Ancak Ankara, bu ticari derinliği sadece mal alım satımıyla sınırlı tutmak istemiyor; süreci insani ve turistik boyutla da desteklemeyi hedefliyor.
7 Yıllık Yolu 15 Güne Düşüren Entegrasyon: Orta Koridor ve Kuşak-Yol
Türkiye, Çin’in küresel ticaret projesi “Kuşak ve Yol” girişimini başından beri destekleyen ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Ankara’nın buradaki stratejisi, kendi geliştirdiği “Orta Koridor” projesini bu küresel ağa entegre etmek üzerine kurulu.
Tarihi İpek Yolu’nda yolculukların yıllar sürdüğünü hatırlatan Ünal, Temmuz ayında hayata geçen tarihi bir lojistik başarıya dikkat çekti. Çin’in sanayi devleri Çongçing ve Çengdu şehirlerinden kalkan ilk tren seferleri başlatıldı. Büyükelçi Ünal, bu gelişmeyi şöyle değerlendirdi:
“Eskiden İpek Yolu’nu geçmek bir ömür sürerdi. Bugün Çongçing’den kalkan tren, İstanbul’a sadece 15 günde ulaşıyor. Bu süre, deniz ticaretine kıyasla çok büyük bir tasarruf sağlıyor. Ayrıca karbon ayak izini düşüren, yeşil ekonomiye katkı sunan bir taşıma modeli. Orta Koridor ile tam entegrasyonu sağlayarak bu hattı daha da işlek hale getirmek için çalışıyoruz.”
Şangay İşbirliği Teşkilatı’nda (ŞİÖ) Kritik Eşik: Kalkınma Bankası Geliyor
Türkiye’nin Şangay İşbirliği Teşkilatı (ŞİÖ) ile olan ilişkilerinde de statü değişimi yaşanıyor. Uzun süredir “diyalog ortağı” statüsünde bulunan Türkiye, son zirvede alınan kararla ilişkilerini “ortaklık” seviyesine taşıdı.
Ancak zirvenin en somut çıktısı, kurulması kararlaştırılan ŞİÖ Kalkınma Bankası oldu. Büyükelçi Ünal, bu bankanın sadece bir finans kurumu olmadığını, bölgesel kalkınmanın motoru olacağını belirtti:
“Yatırım ve kalkınma projelerine kredi sağlayacak bu bankanın kurulması uzun zamandır bekleniyordu. Bu mekanizma devreye girdiğinde, Türkiye dahil tüm ortakların teşkilatla olan ekonomik bağları derinleşecek ve somut projelere dönüşecektir.”
12/08/2025 Tarihinde yani 3 ay önce Araştırmacı Gazeteci Gökhan Gülmez‘in Çin Vizesi Kolaylığı Talebi hakkında yazdığı makale haber aşağıdadır.
Çin Büyükelçimizin Mesajı ; Değerli Vatandaşlarımız, Kıymetli Çinli dostlarımız, Türkiye Cumhuriyeti’nin Çin Halk Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi olarak 1 Ağustos 2025 tarihinde görevime başlamış bulunuyorum.
Türkiye ile Çin, engin tarihi ve kültürel birikime sahip iki büyük medeniyet olarak, asırlar boyunca etkileşim içinde olmuştur.
İki ülke arasındaki ilişkilerinhemen her alanda önemli ivme kazandığı, karşılıklı üst düzey ziyaretlerin yoğunlaştığı bir dönemde, dünyanın kadim medeniyetlerinden ve yükselen güçlerinden biri olan Çin Halk Cumhuriyeti’nde görev almanın gurur ve memnuniyetini taşıyorum.
Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındakidiplomatik ilişkiler bundan 54 yıl önce, 4 Ağustos 1971 tarihinde tesis edilmiştir.2010 yılında “Stratejikİşbirliği” seviyesine yükseltilenikili ilişkilerimiz,ekonomiden ticarete, kültürden eğitime, turizmden ortak ulaştırma projelerine kadar çok yönlü ve kapsamlı bir mahiyettedir.
Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında ticaret, enerji, sivil havacılık, turizm, eğitim ve kültür gibi alanlardaişbirliğimizigeliştirmeyisürdüreceğiz.Bu çerçevede,Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki yolcu uçuşlarının ahiren varılan mutabakatla haftalık 49 frekansa yükseltilmesisevindirici bir gelişme olmuştur. Keza, karşılıklı turist akışının dason dönemdeartışeğiliminde olduğunu memnuniyetle görüyoruz.
Değerli Vatandaşlarımız,Kıymetli Çinli dostlarımız,Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti, zor günlerde dayanışma içerisinde kalarak “kara gün dostu” olduklarını da çeşitli vesilelerle kanıtlamıştır.İki ülkenin, sonyıllardayaşanansalgın ve doğal afetlersırasındabirbirineyardım eli uzatanülkelerinbaşında gelmesi,bunun en somut göstergesidir.
Görevim süresincevatandaşlarımız ve Çinli dostlarımız ileyakınişbirliğive karşılıklı etkileşim içinde olmaya çalışacağız. Büyükelçiliğimizin yanı sıraÇengdu,Guanco, Hong Kong ve Şanghay’da yerleşik Başkonsolosluklarımızın kapıları da sizlere daima açık olacaktır.
Bu vesileyle hepinize en kalbi saygı, selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Selçuk Ünal
T.C. Pekin Büyükelçisi
