DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Smiley facehttps://cesurtv.com/
Smiley face

Çin artık Türk Gazetecilere vize veriyor.Çin Seyahatlerindeki Yeni Perde ve Gazetecilik Etiği

yönetici
Türkiye'de ve uluslararası alanda araştırmacı gazetecilik yapan Gökhan Gülmez, , özellikle siyasi yapıların, diasporaların,Yolsuzluk ve kamu kurumlarının denetimi üzerine yoğunlaşan bir gazetecidir.
08.11.2025
A+
A-

Çin Seyahatlerindeki Yeni Perde: Turistik Vizeyle Çin’e Giden Gazeteci Taha Kılınç , Uygur İddialarını Çökertti mi? Çin Seyahatlerindeki Yeni Perde ve Gazetecilik Etiği …

Turistik Vizeyle Çin’e Giden Gazeteci Taha Kılınç , Uygur İddialarını Çökertti mi?

Türkiye ve Çin arasındaki gazeteci seyahatleri konusundaki tartışmalar, gazeteci yazar Taha Kılınç’ın Doğu Türkistan (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) seyahatiyle kritik bir boyuta taşındı. Kılınç’ın, Çin Devleti’nin resmi davetlisi olmadan, tamamen kendi imkanları ve turistik vizeyle bölgeye gittiğinin teyit edilmesi, uzun süredir gündemde olan “Türk gazetecilere uygulanan erişim engeli” iddialarının geçerliliğini yeniden masaya yatırdı.

Erişim Mümkün mü? Tartışmalı Seyahat Kapısı

Gazeteci Gökhan Gülmez olarak, yayımladığımız makalemizde ele aldığımız, Çin’in Türk gazetecilere karşı vize ve seyahat engelleri koyduğu yönündeki yaygın kanı, Kılınç örneğiyle ilk kez somut bir şekilde sorgulanıyor. Uygur aktivist Seyit Tümtürk’ün, Kılınç’ın ziyaretinin “Çin Devleti’nin davetlisi olarak değil, tamamen kendi imkanlarıyla” gerçekleştiğini açıklaması, Pekin yönetiminin resmi propaganda gezileri dışında da bireysel erişimin olabildiğini gösteriyor.

Taha Kılınç: “Doğu Türkistan'da Bambaşka Bir Gerçeklik Yaşanıyor” - PerspektifBu durum, Uygur aktivistlerin yıllardır dillendirdiği “Çin’e gidemiyoruz, bölgeden haber alamıyoruz” argümanını zayıflatmış; artık “Gidilemiyor” değil, “Gitmek isteyen kendi çabasıyla gidebilir” gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

Güvenlik Tedbirleri ve Çifte Standart İddiası

Taha Kılıç’ın yayınladığı videolarda ve yazdığı kitabında bölgede bizzat şahit olduğu ve anlattığı güvenlik uygulamaları, gözetim ve baskı mekanizmalarının varlığına işaret etse de, bu uygulamaların bir kısmı, dünyada ve Türkiye’de dahi güvenlik önlemi adı altında uygulanan prosedürlere benzemektedir.

Eleştirel gazeteciliğin görevi, bu uygulamaların, sadece Uygur kimliğini hedef alan sistematik bir baskı mı, yoksa abartılı bir güvenlik refleksi mi olduğunu, çifte standart iddialarından arındırarak araştırmaktır.

 Gazetecilik Etiği ve Yeni Propaganda Kapısı Tehlikesi

Seyahat imkanının fiilen var olması, yeni ve daha tehlikeli bir etik sorunu gündeme getiriyor: Artık Gazetecilerinde  Ticari Kazanç ve Fonlanma .

Gazeteci yazar Gökhan Gülmez’in altını çizdiği gibi: “Ticari amaçla yazılan kitabın çok satması yeni bir propaganda kapısı.”

a book and money resmi

Tıpkı geçmişte Ulu Önder Atatürk’ümüzün adı kullanılarak  Türk Milletinin Atatürk sevgisi ve Maneviyatını kullanarak , Atatürk İsmi üzerinden Bazı  ticari kazanç sağlayan yazarlar gibi, artık Çin’e seyahat edip izlenimlerini kitap, video veya belgesel haline getiren kişiler için yeni bir finansman kaynağı ortaya çıkabilir.
Bu durum, para karşılığında Çin’e gidenlerin veya Çin karşıtı çevrelerden fonlananların, bilgi ve belgeleri çarpıtarak haber yapması tehlikesini doğurmaktadır.

Önemli Not: “Birileri cebine para koyup, hadi git Çin’de seyahat et gel, burada kitap/video yayınla, al sana bir kaç milyon diyebilirler.”dimi ?

Gazetecilikte temel ilke olan finansal bağımsızlık ve dürüstlük, uluslararası çıkar çatışmalarının olduğu bu konularda her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. İşini severek, dürüst, namuslu ve dik duran gazetecilere kimsenin çamur atamayacağı açıktır, zira onlar gerektiğinde her türlü iddiaya cevap verecek güçtedir.

Sonuç: Belge Olmadan Haber Yapılmaz

Türkiye’de kamuoyu, Uygur meselesi başta olmak üzere politik konularda belgesiz, duyuma dayalı ve fonlanmış iddialara olan inancını yitirmektedir. Madalyonun öbür yüzü de artık budur.

Kılınç’ın seyahati, bölgeye erişimin kapısını tam olarak kapatmadığını gösterirken, bu konudaki iddiaların artık yalnızca “dededen duyma” hikayelerle değil, somut delillerle ispatlanması zorunluluğunu ortaya koymuştur. Bir araştırmacı gazeteci olarak, elimizde bilgi ve belge olmadan asla haber yapmayacağımız ve kanunlara koşulsuz uyacağımız kesindir. Başka ülkelerin kanunlarına da kendi ülkemizin kanunlarına uyduğumuz gibi uyma zorunluluğu, gazetecilik onurunun bir parçasıdır.

NOT : Haberlerimizde adı geçen kurum, kuruluş ve şahıslar; basın ahlak ilkeleri gereğince her zaman  ihbar@vizyonege.com  adresimizden bize ulaşarak cevap ve düzeltme haklarını kullanabilirler.

Bizim görevimiz haber yapmaktır. Tüm haberlerimizi belge ve ispata dayalı olarak kamuoyuna sunarız. Devletimizin ilgili kurumları da haberlerimizi inceleyerek, kanun ve yasalar çerçevesinde gereğini yerine getirir.

Amacımız hiçbir şekilde kurumlarımızı veya kişileri , Şirketleri ,Dernekleri,Vakıfları,STK’ları yıpratmak değildir . Biz yalnızca görevimiz olarak halkın haber alma hakkını  Bilgi ve Belgelere İspatlı bir şekilde yerine getiriyoruz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR