DOLAR
EURO
ALTIN
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
Vizyon Ege Haber VizyonEgeHaber
Smiley face

AK Parti Gençlik Kolları’nın “kardeş ülke Çin” ifadesine Eylemci Uygurlar tepki gösterdi

05.11.2025
A+
A-

AK Parti Gençlik Kollarının yapmış olduğu Çin Ziyaretinde “Kardeş Ülke” İfadesini kullanmaları ,Türkiye’deki Aktevist Uygurlara malzeme oldu . 

AK Parti Gençlik Kolları’nın Çin Halk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği resmi ziyaret, ve bu ziyaretin bir yetkili tarafından sosyal medyada “kardeş ülke Çin” ifadesiyle duyurulması, Türkiye’nin dış politikasındaki zorlu dengeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Ziyaretin Amacı: AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Ahmet Bereket‘in sosyal medya hesabından duyurulan ziyarette, heyetin Çin‘de bir dizi önemli temasta bulunduğu belirtildi. Ziyaretin, iki ülke arasındaki siyasi partiler ve gençlik teşkilatları arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.

Ancak bu seferki tartışma, sadece Uygur Türklerinin hakları ve Çin ile ekonomik ilişkiler etrafında dönmüyor; aynı zamanda Türkiye’deki Uygur diasporasının finansal kaynakları, yaşam tarzı ve siyasi söylemleri üzerinden gelişen yeni bir güvensizlik ve tepki dalgasını da içeriyor.

AK-Parti-Genclik-Kollari-heyeti-Cin-hukumetinin-davetiyle-Pekine-ziyaret-gerceklestirdi

Yazdığım Bu makale, olayın siyasi ve ekonomik boyutlarının yanı sıra, Uygur diasporasına yönelik değişen Türk kamuoyu algısını ve bu algının altında yatan sosyo-ekonomik ve politik sebepleri analiz etmektedir.

AK Parti heyetinin ziyareti, Türkiye’nin Çin ile olan ekonomik ve stratejik ilişkilerinin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Çin, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri, Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında kilit bir yatırımcı ve finansör konumunda.

  • Türkiye, ekonomik hayatiyet ve bölgesel güç dengeleri nedeniyle Çin ile iyi ilişkileri sürdürmek zorundadır.
  • “Kardeş Ülke” İfadesine Karşı Çıkanlar: Uygur aktivistler, bu tür diplomatik bir dilin, Uygurların maruz kaldığı baskıları meşrulaştırdığını ve Türkiye’nin tarihsel misyonuna ihanet ettiğini savunarak sert tepki gösterdi.

Uygur Tepkilerine Karşı Gelişen Savunma

Uygur diasporasından gelen tepkilere karşı, Türkiye kamuoyunun bir bölümü farklı argümanlarla Çin ile ilişkilere sahip çıktı ve eleştirileri reddetti:

  • Tarihsel Husumet Reddi:

Bir kesim, “geçmişte kalan olaylardan dolayı ömür boyu bir ülke ve o ülkenin insanına düşman olacak halimiz yok” veya “O zamanlar yaşanılan olayların günümüzle ilgisi yok” gibi ifadelerle, uluslararası ilişkilerin güncel ve geleceğe dönük çıkarlar üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.

Irkçılık Karşıtlığı:

Başka bir grup, dini ve insani değerleri öne çıkararak, “Yaradandan ötürü yaradılanı seviyoruz… Biz din, dil, ırk ayrımı yapmayız. Irkçılara da karşıyız” yorumlarıyla, Uygur davası üzerinden gelişen her türlü düşmanlaştırıcı dili reddettiğini belirtti.

Güven Erozyonu: Uygur Diasporasının Finansal Algısı ve Uygurlara karşı Değişen Bakış Açısı

Makaleye son eklenen ve Türkiye’deki Uygur algısını kökten değiştiren en önemli faktör, diasporanın yaşam tarzına ve siyasi söylemine yönelik gelişen güven kaybı oldu. Birkaç yıl önceki yüksek desteğin, yerini şüpheci ve eleştirel bir yaklaşıma bırakmasının temel nedenleri şunlardır:

Finansal Şeffaflık ve Lüks Yaşam Eleştirisi

Türkiye’deki ekonomik zorluklar (dar gelirli Türk vatandaşlarının “akşam ne yiyeceğim” kaygısı) ile Uygur diasporasının algılanan zenginliği arasındaki tezat, büyük bir tepkiye yol açmıştır.

  • Bazı Uygur Kanaat önderlerinin Lüks Yaşam Paylaşımları: Uygur diasporasından bazı kişilerin, ülkenin genel ekonomik durumuna ters düşen şekilde, lüks mekânlarda yemek ziyafetleri çekerken veya ülke ülke gezerken yaptıkları sosyal medya paylaşımları, “Türkiye’de yaşayanlar yıllardır çalışıp bu parayı kazanamazken, Uygurlar bu lüks yaşamları nasıl yaşıyor?” sorusunu tetiklemiştir.
  • Afet Yardımları ve Kaynak Sorgulaması:

Türkiye’de yaşanan doğal afetler sırasında, bazı Uygur STK’ları ve gruplarının basın yoluyla yaptıkları yüksek miktardaki (milyonlarca TL’lik) yardımlar, bir kesim Türk kamuoyunda samimiyetten çok “kendini tanıtma” çabası olarak algılanmış ve bu paraların kaynağı sorgulanmıştır . STK’lar Resmi Defter ve Belgelerinde Büyük miktardaki paraları kayıtlarına işliyorlarmı ? Gelen Bağışlar doğru olarak Resmi defter ve belgelere işlenip Devlete vergileri ödeniyormu ?

Vatandaşlarımızın MASAK İncelemesi Talepleri:

Bu durum, bazı vatandaşlarda “Bu Uygurlar gerçekten MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) tarafından incelenmeli” gibi ağır tepkilere ve mali kaynakların şeffaflığının sorgulanmasına neden olmaktadır.

Aşırı Politik Dil ve Siyasi Duruş Eleştirisi

Desteğin azalmasında Uygur diasporasının politik duruşu ve Vatandaşlarımıza karşı sosyal medyalarda Fefk hesaplardan yazdıkları yorumlar ve kullandıkları dili de etkili olmuştur:

Saldırgan ve Ağır Dil:

Uygurların Çin kelimesi geçen her yerde veya her kişiye karşı “Çin ajanı” gibi ağır hakaret içeren bir dil kullanılması, Gazetecilere ve siyasetçilerimize karşı ağır yorumlar yapılması , kamuoyunun bir kısmında bu tepkilerin aşırı ve yersiz olduğu düşüncesini pekiştirmiş hatta Uygurlara karşı artık kendilerini savunmaya başlamışlardır.

Bazı Uygur STK’larının ABD ve İsrail Yakınlığı :

Bazı Uygur diasporasının ABD , Fransa ve AB ve İsrail gibi , Türkiye kamuoyunda sıkça eleştirilen ülkelere politik olarak yakın durmaları , Uygur davasına yönelik desteğin politik yelpazede bölünmesine ve bir kısım Türk vatandaşlarını Bazı Uygurların  BD , Fransa ve AB ve İsrail gibi Devletlere yakınlaşmalarına  şüpheyle yaklaşmasına yol açmıştır.

AK Parti heyetinin Çin ziyareti, Türkiye’de Uygur meselesine dair algının saf bir insan hakları meselesi olmaktan çıkıp, karmaşık bir sosyo-ekonomik, politik ve jeopolitik denkleme dönüştüğünü göstermektedir.

Kamuoyu, bir yandan Çin’e karşı ekonomik çıkarlarını korumak isteyen devlet aklıyla; diğer yandan soydaşlarına destek verme duygusuyla hareket etmektedir. Ancak bu denklemdeki en yeni kırılma noktası, Bazı Uygur diasporasının yaşam tarzı, finansal şeffaflık algısı ve politik söylemi üzerinden gelişen ve genişleyen güvensizlik dalgasıdır. Bu durum, Türkiye’nin Uygur meselesindeki gelecekteki duruşunu ve iç kamuoyu desteğini önemli ölçüde etkileyecek gibi görünmektedir .

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Doğu Türkistan İslami Hareketini Terör Örgütü Görüyoruz dedi

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.