Kasım Garipoğlu 2019 yılında Kevin Graham adını Dominik Cumhuriyetinde almış
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve suç gelirlerini aklama soruşturması, Kasım Garipoğlu’nun yerel bir firariden ziyade, küresel ölçekte yapılandırılmış bir ağın yöneticisi olduğu şüphesini güçlendiriyor. Garipoğlu’nun Kevin Graham ismini alarak Dominik Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmesi, bu yapılanmanın “görünmezlik” zırhı olarak değerlendiriliyor.

Kasım Garipoğlu 2019 yılında Kevin Graham adını Dominik Cumhuriyetinde almış
İsim Değişikliğinin Perde Arkası: “Serbest Dolaşım ve Gizlilik”
Dominik Cumhuriyeti pasaportu, dünya genelinde birçok ülkeye vizesiz veya kolaylaştırılmış giriş imkanı sunarken, isim değişikliği hakkı (Kevin Graham) kişiye geçmişteki adli sicilinden ve uluslararası takip sistemlerinden (Interpol vb.) sıyrılma şansı tanıyor.
Uluslararası Hareket Kabiliyeti: Gerçek ismini kullanmayan bir figürün, havalimanı kontrollerinden ve finansal takip sistemlerinden kaçarak dünyayı gezmesi, yasa dışı ağları yerinde yönetmesi için büyük bir avantaj sağlıyor.
Miami Bağlantısı: Son iddialar, Garipoğlu’nun Miami’de bulunduğunu ve burada tıbbi prosedürlerle (ozon tedavisi vb.) izlerini silmeye çalıştığını gösteriyor. Bu durum, ABD gibi ülkelerdeki yapılanmanın varlığına işaret ediyor.
Yurt Dışındaki Güç Odakları: Arkasında Kimler Var?
Garipoğlu’nun yurt dışındaki faaliyetleri, tek başına yürütülemeyecek kadar geniş bir kurumsal ve operasyonel desteğe sahip görünüyor. Soruşturma dosyalarında bu desteğin üç ana sütunu öne çıkıyor:
Finansal Düzenleyiciler ve Bürokratik “Görünmez Eller”: Türkiye’de hiçbir mali geçmişi olmayan Trive Investment B.V.‘nin, SPK’dan rekor sürede ve mevzuata aykırı şekilde lisans alması (Taşkesenlioğlu dönemi), yurt içinde ve dışında bürokratik bir koruma kalkanı olduğunu düşündürüyor.
Suç Ortakları ve “Ortak Direktörler”: Bahis baronu olarak anılan Anıl Uzun ve finansal operasyonların kilit ismi Nebil Serkan Zubari ile olan şirket ortaklıkları, Garipoğlu’nun arkasında organize bir suç koalisyonu olduğunu gösteriyor. Özellikle Abdukadyrov Alisher gibi isimlerin her üç ismin şirketlerinde de yönetici olması, sistemin bir “saat gibi” işlediğini kanıtlıyor.
Posta Kutusu Şirketleri ve Sahte Denetçiler: Amsterdam ve Londra gibi finans merkezlerinde kurulan paravan şirketler (örneğin sahte rapor düzenlediği iddia edilen Saba denetim firması), yasa dışı paranın sisteme meşru yollardan girmesini sağlayan profesyonel bir arka plan desteği sunuyor.
Sonuç: Büyük Yapılanmanın Amacı Ne?
Garipoğlu’nun kurduğu bu ağ; uyuşturucudan gelen nakit parayı, yasa dışı bahis siteleri üzerinden döndürüp, dijital bankacılık (Trive Bank) ve lisanslı aracı kurumlar vasıtasıyla “temiz yatırım” olarak piyasaya sürmeyi hedefliyor olabilir. Kevin Graham kimliği, bu devasa çarkın uluslararası hukuk sistemine yakalanmadan dönmesini sağlayan bir “maske” görevi görüyor.
Kasım Garipoğlu’nun hem Türkiye’de hem de yurt dışında kurduğu bu devasa ağ, sadece ticari bir başarı değil, aynı zamanda siyasi ve bürokratik bir koruma kalkanının ürünü olarak değerlendirilmektedir. “Kevin Graham” kimliğine bürünen Garipoğlu’nun siyasetle olan temas noktaları, belgeler ve iddialar ışığında şu başlıklar altında toplanmaktadır:
1. Türkiye’deki Siyasi ve Bürokratik “Görünmez Eller”
Garipoğlu ailesinin Türkiye’deki en somut siyasi teması, sermaye piyasası düzenlemeleri ve yargı süreçlerindeki ayrıcalıklı muamelelerle belgelenmiştir.
SPK ve Taşkesenlioğlu Bağlantısı: 2021 yılında, dönemin SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu imzasıyla, Kasım Garipoğlu’na ait olan ve hiçbir mali geçmişi bulunmayan Hollanda merkezli Trive Investment B.V.’ye, Türkiye’deki Işık Menkul Değerler’i devralma izni verilmiştir.
Belge/Usulsüzlük: Mevzuata göre aracı kurum lisansı alacak tüzel kişilerin son 3 yıllık bağımsız denetim raporu sunması şartken, bu şartın Garipoğlu lehine göz ardı edildiği iddiaları kamuoyuna yansımıştır.
Siyasi Koruma Kalkanı İddiaları: Garipoğlu’nun uyuşturucu ve kara para aklama dosyalarında adı geçmesine rağmen, Türkiye’de faaliyetlerini uzun süre engel almadan sürdürmesi, “yargıdaki ve bürokrasideki görünmez eller” tarafından korunduğu yorumlarına neden olmuştur.
2. Yurt Dışındaki Siyasi ve Diplomatik İlişkiler
Kasım Garipoğlu’nun yurt dışındaki yapılanması, “altın pasaport” ve stratejik lobi faaliyetleri üzerine kuruludur.
Dominik Cumhuriyeti ve “Vatandaşlık Yatırımı”: Garipoğlu’nun Dominik Cumhuriyeti vatandaşı olması ve Kevin Graham ismini alması, bu ülkedeki “Yatırım Yoluyla Vatandaşlık” programlarını ve bu süreçteki yerel siyasi bağlantıları akla getirmektedir. Bu tür pasaportlar, genellikle o ülkenin üst düzey siyasetçileriyle kurulan finansal ilişkiler veya yüksek bedelli yatırımlar karşılığında verilmektedir.
Küresel Lobi ve Sponsorluklar: Garipoğlu’nun sahibi olduğu Global Kapital Group (GKG), Avrupa’da dev futbol kulüpleriyle (Milan, Arsenal vb.) yaptığı sponsorluk anlaşmalarıyla “meşru ve güçlü iş insanı” imajını pekiştirmiştir. Bu tür büyük ölçekli ticari hamleler, ilgili ülkelerin ticaret odaları ve siyasi karar vericileri nezdinde bir kabul görme stratejisidir.
3. Uluslararası Suç ve Finans İşbirliği
Garipoğlu’nun arkasındaki güç birliği, sadece siyasetçilerle değil, uluslararası alanda finansal sistemin boşluklarını bilen figürlerle şekillenmiştir:
| İsim | Rolü / Bağlantısı | Siyasi/Stratejik Önemi |
| Anıl Uzun | Bahis Baronu | Yurt dışındaki yasa dışı bahis ve ödeme sistemlerinin yönetimi. |
| N. Serkan Zubari | Finans Operatörü | İngiltere-Polonya-İsviçre hattındaki finansal cennetlerin kurulması. |
| Abdukadyrov Alisher | Ortak Direktör | Garipoğlu, Uzun ve Zubari’nin şirketlerini birbirine bağlayan “kilit kurye/yönetici”. |
Kasım Garipoğlu’nun yurt dışındaki asıl “arkasındaki güç”, offshore sistemlerinin sağladığı gizlilik ve Dominik gibi ada devletlerinin sunduğu diplomatik korumadır. Türkiye’de ise bu ağın, özellikle 2021-2022 yıllarındaki SPK kararlarıyla finansal sisteme entegre edildiği görülmektedir. İsmini ve ülkesini değiştirerek kazandığı “serbest dolaşım hakkı”, uyuşturucu ve bahis parasını yasal piyasalara aktarmak için kurulan bu çok uluslu yapının en kritik parçasıdır.
Dominik Denilince akıllara Lüks yaşantısıyla gündemde olan Acun Ilıcalı geliyor !…
Kasım Garipoğlu ve Acun Ilıcalı arasındaki bağlantı, kamuoyunda ve sosyal medyada sıkça tartışılan, ancak resmi bir ticari ortaklıktan ziyade sosyal çevre, Dominik bağlantısı ve bazı iddialar üzerinden şekillenen bir konudur.
İşte araştırmalarım sonucu ortaya çıkan detaylar:
1. Sosyal Bağlantılar ve Fotoğraflar
İnternet ortamında Kasım Garipoğlu ile Acun Ilıcalı’nın yan yana geldiği veya aynı ortamlarda bulunduğu bazı kareler mevcuttur. Özellikle Kasım Garipoğlu’nun bir dönem Leyla Koray gibi cemiyet hayatından isimlerle olan birliktelikleri, onu Acun Ilıcalı’nın da dahil olduğu geniş bir sosyal çevreye dahil etmiştir.
Ortak Mekanlar: İkilinin özellikle yurt dışındaki (Miami, St. Tropez gibi) davetlerde ve etkinliklerde çekilmiş fotoğrafları sosyal medya platformlarında (Instagram vb.) paylaşılmıştır.
Dominik Bağlantısı: Kasım Garipoğlu’nun 2019’dan beri Dominik Cumhuriyeti vatandaşı olması ve orayı “ikinci vatanı” olarak seçmesi dikkat çekicidir. Bildiğiniz üzere Acun Ilıcalı’nın prodüksiyonu olan Survivor da yıllardır Dominik’te çekilmektedir. Ancak bu durumun tesadüf mü yoksa bir yönlendirme mi olduğu konusunda somut bir belge yoktur.
2. İddialar ve Siyasi/Magazinel Tartışmalar
Bazı gazeteciler (örneğin Miase İlknur) ve sosyal medya hesapları, Kasım Garipoğlu’nun uyuşturucu ve bahis dosyası deşifre olduktan sonra bu “Dominik” tesadüfünü sorgulamıştır.
Lojistik ve Yerleşme: İddialara göre, Garipoğlu ailesinin Dominik’teki yerleşme sürecinde ve orada kurdukları düzende, bölgeyi çok iyi bilen isimlerin dolaylı bir etkisi olup olmadığı tartışma konusu yapılmıştır.
Resmi Bir Ortaklık Yok: Bugüne kadar Acun Ilıcalı’nın şirketleri (Acun Medya, TV8 vb.) ile Kasım Garipoğlu’nun şirketleri (Trive, GKG) arasında belgelenmiş resmi bir ticari ortaklık ya da sponsorluk anlaşması kamuoyuna yansımamıştır.
Sosyal Medya: Kasım Garipoğlu’nun geçmişte aktif olan Instagram hesabında, Acun Ilıcalı’nın da bulunduğu ortamlardan paylaşımlar yaptığı bilinmektedir. Ancak uyuşturucu operasyonu ve firar süreci sonrası bu içeriklerin çoğu silinmiş ya da hesaplar kapatılmıştır.
Haber Videoları: Odatv ve benzeri platformların hazırladığı dosyalarda, Garipoğlu’nun Dominik’e gidiş süreci anlatılırken bu sosyal ağlara sıkça atıf yapılmaktadır.
Acun Ilıcalı ile Kasım Garipoğlu arasındaki bağ, şu an için “aynı sosyal çevrelerde bulunmak” ve “Dominik Cumhuriyeti paydası” ötesinde suç dosyasına girmiş bir “iş birliği” olarak kanıtlanmamıştır. Ancak Garipoğlu’nun firari olarak Dominik pasaportuyla dünyayı gezmesi, bu ülkeyle olan derin bağlarını ve oradaki nüfuzlu çevrelerle ilişkisini (kimlik değişimi dahil) net bir şekilde ortaya koymaktadır.
