Büyükada da Orman içinde Beltur A.Ş’nin Kaçak inşaat dosyası
BELTUR BÜYÜKADA TESİSLERİ’NDE İMAR İHLALİ: “BASİT ONARIM” DEĞİL, RUHSATSIZ OTEL İNŞAATI YAPIP İŞLETMEYE KANUN VE YASALARA AYKIRI OLARAK AÇTILAR
itanbul Büyük Şehir Belediyesi Eski Belediye Başkanı olan ve Şu an Silivri Ceza evinde Tutuklu Bulunan Eski Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu , BELTUR A.Ş yöneticilerinin de dahil olduğu,Ayrıca geçtiğimiz Cuma Günü Anadolu Cumhuriyet Savcılığı tarafından talimat verilen ve Mali Şube tarafından gözaltına alınan Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ve Başkan yardımcıları ve İmar Müdürlüğü Personel tarafından Büyükada’da 25 dönümlük ormanlık alanda Beltur AŞ tarafından işletilen tesislerde yapılan Turizm tesisi İnsaşaat çalışmaları, sadece basit bir tadilat değil , imar mevzuatına aykırı devasa bir Betondan Ormanlık alanda ve hemen denize o noktasında yapılan İnşaatlar 17 Mart 2022 tarihinde “basit onarım tadilat ruhsatı” ile başlayan Beton İnşaat süreci , 03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Plânlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin açık hükümlerinin hiç sayıldığı ve İmar ve Sit Alanı,Doğal Koruma alanı,Ormanlık alanlar koruma kanunlarının hiç sayıldığı görülmektedir.
Kanunlar , Yasalar ve Yönetmelik Ne Diyor, Beltur Ne Yaptı?
Yönetmeliğin 4/y maddesinde “Esaslı Tadilat” kavramı; yapı inşaat alanını, taban alanını, bağımsız bölüm sayısını veya kullanım amacını değiştiren, ruhsat eki projeleri etkileyen tüm işlemler olarak tanımlanmıştır.
Ancak İBB Eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Talimatı ve Bilgisinde ve Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ında bilgisi dahilinde Beltur AŞ’nin yaptığı uygulamalar, yönetmelikteki bu tanımı doğrudan Kanun ve yasalar ihlal edilip TCK ve İlgili Kanun ve Yasalara göre Örgüt kapsamında Bilerek veya bilmeyerek Suç işlenmiştir.
Artan Kapasite: Tesisin taban alanı genişletilmiş ve bağımsız bölüm sayısı değiştirilerek artırılmıştır.
Projeye Aykırılık: Ortak alanların kullanım amacı değiştirilmiş, mutfak, restoran, otel odaları ve toplantı salonları gibi yeni kapalı alanlar imal edilerek, mevcut ruhsat eki projelerin dışına çıkılmıştır.
Ruhsat Zorunluluğu Neden İhmal Edildi?
Yönetmeliğin 58. maddesinin 1. fıkrası oldukça nettir: “Mevcut yapının esaslı tamir ve tadili; imar planı ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılabilir. Ancak, ilave esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur.”
Bu hükme rağmen Beltur AŞ, “basit onarım” ruhsatını bir kalkan olarak kullanarak, esaslı bir inşaat faaliyetine imza atmıştır. Ormanlık alanın içinde, beton mikserleri kullanılarak yükseltilen bu yapılar, yönetmeliğin ruhsat zorunluluğunu “baypas” etmek anlamına gelmektedir.
Soru Soruyoruz:
İmar Yönetmeliği’nin bu kadar açık hükümlerine rağmen, “basit onarım” adı altında orman içinde bir otel inşa edilmesine hangi yasal dayanakla Kimler tarafından göz yumuldu ?
BÜYÜKADA’DA ORMAN İÇİNDE “BETON” OPERASYONU: BELTUR’UN İNŞAAT DOSYASINDA CEVAPSIZ SORULAR!
Büyükada’da, 25 dönümlük eşsiz bir tabiat parkı içerisinde yer alan ve mülkiyeti Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait olan Beltur Büyükada Tesisleri, hem hukuki hem de çevresel açıdan ciddi iddiaların odağında yer alıyor. 21 Aralık 2024 tarihinde gündeme taşıdığımız ve tartışmaları süren bu yapılaşma süreci, “basit onarım” ruhsatıyla başlayıp devasa bir betonarme tesise dönüşen süreçle akıllara durgunluk veriyor.
“Basit Onarım” Adı Altında Otel İnşaatı Yapılarak Kanunsuz bir şekilde İşletiliyor ?
Geçmişte Kartal Belediyesi’nin dinlenme tesisi olarak kullanılan bu 25 dönümlük alan, daha sonra Beltur tarafından kiralandı. İddialara göre, Adalar Belediyesi’nden alınan “basit onarım ve tadilat ruhsatı” ile başlayan faaliyetler, aslında bambaşka bir tabloyu gözler önüne serdi.
Söz konusu tesiste; iddialara göre 49 ile 58 oda arasında değişen (tesisin kapasite konusunda netleşmesi bekleniyor) bir otel, deniz manzaralı restoran, snack bar, 800 metre plaj, havuz, spor alanları ve toplantı salonları inşa edildi. Oysa 03.07.2017 tarihli Plânlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4/y ve 58. maddeleri uyarınca, taşıyıcı unsuru etkileyen, yapı inşaat alanını veya kullanım amacını değiştiren işlemler “esaslı tadilat” kapsamındadır ve ayrı bir ruhsata tabidir.
Yasalar ve İçtihatlar Ne Diyor?
Tesisin bulunduğu alanın “Tarihi SİT ve koruma alanı” ile “Özel Çevre Koruma Bölgesi” statüsünde olması, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunmasını zorunlu kılıyor.
Kanuna Aykırılık: Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin kararlarında vurgulanan “bilme” kriteri ve 65. madde hükümleri, sit alanlarında izin alınmaksızın yapılan esaslı inşai müdahalelerin 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlandığını açıkça ortaya koyuyor.
İhmal Zinciri: Büyükada sokaklarında İnşaat yapım süresince görülen beton mikserleri ve yapılan betonarme imalatlar, orman vasfındaki bir alanda nitelik değişikliğine gidildiğinin ispatıdır .
Kamu Kurumlarına Çağrı: Neden Sessizsiniz?
Bu devasa yapılaşma karşısında Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve Adalar Kaymakamlığı gibi kurumların neden gereken inceleme ve denetimleri yapmadığı büyük bir merak konusu.
Kamuoyu adına şu soruların yanıtlarını bekliyoruz:
Tarım ve Orman Bakanlığı ile yapılan kira kontratında, 49 odalı otel, plaj ve yüzme havuzu gibi “ticari ve inşaat gerektiren” faaliyetlere izin verilmiş midir?
Orman vasfındaki bu alanda beton dökülerek yapılan bu yapılar için İlgili Kurumlardan ,Orman Bakanlığından ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan izin alınmış mıdır?
Bu yapıların mimar ve mühendisler tarafından çizilen, ilgili Mimarlar ve Mühendiler odası ve diğer odalarca ve Bakanlıklarca onaylanmış projeleri mevcut mudur?
İlgili kamu yöneticileri, halkın vicdanını yaralayan bu “orman içi betonlaşma” iddiaları hakkında neden bir basın açıklaması yapmamaktadır?
İlgili kurumların bu usulsüzlük iddiaları karşısında İBB , İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ve diğer Bakanlık Kurumlarında bu konuyla Yetkiliolan Makam sahipleri ,Valiler ve Adalar Kaymakamı hakkında Görevini bilerek veya Bilmeyerek yapmayan Kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunması hukuki bir zorunluluktur.
Aksi takdirde, göz yuman her kurum ve yönetici, bu hukuka aykırı sürecin dolaylı ortağı durumuna düşecektir. Adalar’ın doğasını ve tarihini korumak, sadece yasaların değil, tüm insanlığa karşı bir sorumluluktur.

Vizyon Ege
ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ’NDE “KORUMASIZ” İNŞAAT: YASALAR YOK MU SAYILIYOR?
4 Kasım 2021 tarihli ve 4758 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsü, bölgedeki tarihi sit ve koruma alanlarının geleceği için en üst düzey hukuki güvenceyi temsil etmektedir. Ancak, Büyükada’daki Beltur Tesisleri’nde yürütülen inşaat faaliyetleri, bu koruma statüsünün sahada karşılık bulup bulmadığına dair ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.
Hukuki Koruma Var, Denetim Nerede?
Devletin ilgili kurumlarının, 4758 sayılı karar ile koruma altına alınan bu alanda gerçekleşen inşaatlar ve tesisin işletilme biçimi hakkındaki sessizliği, hukuk devleti ilkeleri açısından izaha muhtaçtır. Milli Parklar Müdürlüğü ve Orman Müdürlüğü gibi denetimle yükümlü birimlerin, bölgedeki yapılaşma faaliyetlerine karşı işlem başlatmaması, yürürlükteki mevzuatın neden uygulanmadığı sorusunu beraberinde getirmektedir.
İdareye Sorumluluk Çağrısı: Halk Neden Bilgilendirilmiyor?

Araştırmacı Gazeteci Yazar Gökhan Gülmez
İlgili kurumların yöneticileri, kamuoyunda infial yaratan bu iddialara karşı şeffaf bir tutum sergilemekle yükümlüdür. Halkı doğru bilgilendirmek ve bölgenin statüsüne uygun bir denetim mekanizmasının işletildiğini kanıtlamak amacıyla, yetkili makamların vakit kaybetmeksizin resmi bir basın açıklaması yapması gerekmektedir.
Soruşturma Zorunluluğu: 4758 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile korunan bir alanda, kanuna aykırı faaliyet gösterilmesi iddiası, ilgili kamu görevlileri üzerinde doğrudan denetim sorumluluğu doğurmaktadır.
İdari Sorumluluk: İlgili kurumların gerekli denetimleri yapmaması veya usulsüzlükleri görmezden gelmesi, görev ihmali kapsamında değerlendirilebilecek ciddi bir hukuki risk oluşturmaktadır.
Adalar’ın “Özel Çevre Koruma Bölgesi” statüsü, sadece bir kağıt parçası değil, hukuken korunması emredilmiş bir iradedir. Bu iradeyi hiçe sayan veya denetim görevini yerine getirmeyen tüm yetkili merciler, sorumluluklarının gereğini yerine getirmek zorundadır. Cesur Haber TV olarak, koruma altındaki bu alanların ranta değil, hukuka ve çevre mevzuatına uygun şekilde yönetilip yönetilmediğinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
“BASİT ONARIM” KILIFI YASALARA TAKILDI: İMAR MEVZUATI İHLAL Mİ EDİLİYOR?

Araştırmacı Gazeteci Yazar Gökhan Gülmez
Büyükada’daki Beltur Tesisleri’nde 17 Mart 2022 tarihinde yürütülen inşaat faaliyetlerinin kapısında asılı olan “basit onarım tadilat ruhsatı”, imar hukukuna göre ciddi soru işaretleri barındırıyor. Ancak yapılan imalatlar, 03.07.2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Plânlı Alanlar İmar Yönetmeliği‘nin ilgili maddeleriyle açıkça çelişmektedir.
Mevzuat Ne Diyor?
Tanım Açık: Yönetmeliğin 4/y bendi, “Esaslı Tadilat” kavramını; “yapı inşaat alanını, taban alanını, bağımsız bölüm sayısını veya kullanım amacını değiştiren işlemler” olarak tanımlamakta ve bu tür işlemlerin mutlak surette yeni bir ruhsata tabi olduğunu hükme bağlamaktadır.
Zorunluluk: Yönetmeliğin 58. maddesinin 1. fıkrası ise, esaslı tamir ve tadilatlar için ruhsat alınmasını zorunlu tutarak, mevzuata aykırı işlemlerin yapılmasını yasaklamaktadır.
İhlalin Boyutu
Beltur AŞ tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda:
-
Taban Alanı ve Bağımsız Bölüm Sayısı: Tesisin mevcut taban alanı ve bağımsız bölüm sayısının değişerek arttığı tespit edilmiştir.
-
Kullanım Amacı Değişimi: “Basit onarım” adı altında, aslında 49 odalı otel, restoran, mutfak ve balo salonu gibi tamamen yeni ve ticari faaliyetlere yönelik kapalı alanlar imal edilmiştir.
-
Ruhsat Eki Projeler: Yapılan işlemler, başlangıçtaki “basit onarım” ruhsat eki projelerinin sınırlarını aşmış, ruhsat eki projelerin değiştirilmesini gerektiren bir boyuta ulaşmıştır.
Hukuki Sonuç: Mevcut yapının esaslı tamir ve tadili yürürlükteki mevzuata uygun olmalıdır. Ancak söz konusu tesiste yapılanlar, “esaslı tadilat” kriterlerini aşan bir “yeni yapı inşaatı” niteliğindedir. Bu durum, imar mevzuatının ihlal edildiğinin en somut kanıtıdır.
Büyükada’da 25 dönümlük ormanlık alanın BELTUR tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan kiralanarak, “basit onarım” ruhsatı kılıfıyla betonarme turizm tesisine dönüştürülmesi süreci, imar hukuku ve koruma mevzuatı açısından ciddi bir usulsüzlük iddiası içermektedir.
Bu durum karşısında yetkili kurumların sessizliği ve işlem yapmaması, kamuoyu nezdinde şu temel soruları ve sorumluluk tartışmalarını beraberinde getirmektedir:
Yetkili Kurumların Denetim Sorumluluğu: Orman vasfındaki bir alanda, beton mikserleri kullanılarak yapılan ve taban alanı ile bağımsız bölüm sayısını değiştiren bu yapılaşma faaliyeti için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Valilik ve diğer ilgili birimlerin neden gerekli incelemeleri başlatmadığı belirsizliğini korumaktadır.
Hukuki Süreç ve Yargı: İlgili kurumlar, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunan bir alanda, izin almaksızın esaslı inşai müdahalede bulunulması iddiası karşısında suç duyurusunda bulunma yükümlülüğüne sahiptir. Eğer ilgili kamu kuruluşları bu suç duyurularını gerçekleştirmiyorsa, kanunlar nezdinde bu duruma sessiz kalmak veya göz yummakla itham edilmektedirler.
Kamuoyuna Açıklama Zorunluluğu: 4 Kasım 2021 tarihli ve 4758 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilen bir alanda, tesisin işletilmesi ve inşası hakkında ciddi iddialar bulunmasına rağmen, yetkili yöneticilerin halkı bilgilendirecek bir basın açıklaması yapmaması, şeffaflık ilkeleriyle çelişmektedir.
İdari ve Cezai Sorumluluk: Orman ve Milli Parklar Müdürlüğü başta olmak üzere, denetimden sorumlu makamların hareketsiz kalması, yürürlükteki mevzuatın ve Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsünün neden uygulanmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Kısacası; Valilik, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve savcılık makamlarının, “basit onarım” adı altında ormanlık alanın niteliğini değiştiren bu betonlaşma süreci karşısında neden işlem başlatmadığı, Büyükada sakinlerinin ve kamuoyunun haklı beklentisi olan “hukukun üstünlüğü” ilkesi gereği acilen yanıtlanması gereken bir meseledir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, koruma altındaki alanlarda izinsiz gerçekleştirilen müdahaleleri sıkı kurallara bağlamış ve bu konuda yargı içtihatları önemli kriterler getirmiştir.
Bu kapsamdaki hukuki durum şu şekildedir:
Yargısal “Bilme” Kriteri: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, suçun oluşumu için “hukuki belirlilik ilkesi” ve Kanun’un 65. maddesindeki tebliğ/ilan şartını esas alarak bir “bilme” kriteri getirmiştir. Buna göre, bir kişinin cezalandırılabilmesi için maliki olduğu taşınmazın tescilli kültür/tabiat varlığı olduğunu veya sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmiş olması gerekmektedir.
İkili Yaptırım Ayrımı: Kanun’un 65. maddesi, izinsiz yapılan müdahalelerin niteliğine göre cezai yaptırımları ikiye ayırmıştır:
Esaslı Müdahaleler: İlgili makamlardan izin almaksızın korunan alanlarda esaslı inşai ve fiziki müdahalede bulunanlar için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Basit Müdahaleler: İzin almaksızın gerçekleştirilen basit tadilat ve tamiratlar için ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir.
Adalar’ın sahip olduğu Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsü, UNESCO Dünya Mirası adaylığı ve SİT alanı niteliği, bölgenin ekolojik, sosyal ve kültürel değerlerinin korunmasını yasal bir zorunluluk haline getirmektedir.
Bu çerçevede, Kıyı Kanunu ve diğer ilgili mevzuata aykırı şekilde yapılaşmaya giden sorumlular ile bu sürece göz yumarak görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yasal süreç işletilmelidir:
Adli Soruşturma Zorunluluğu: Mevzuata aykırı yapılar imal edenler ile bu duruma karşı gerekli idari ve adli işlemleri başlatmayan kamu görevlilerinin eylemleri, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve ilgili diğer kanunlar nezdinde suç unsuru teşkil etmektedir.
Kurumsal Yükümlülük: İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının, tespit edilen bu hukuksuzluklar karşısında derhal suç duyurusunda bulunması gerekmektedir.
İhmal ve İştirak Riski: Eğer ilgili kamu kurumu bu suç duyurusu yükümlülüğünü yerine getirmiyorsa, kurumun başında bulunan yetkililer; kanunları bilerek uygulamadıkları veya görevlerini kasten yerine getirmedikleri gerekçesiyle bu suçlara iştirak etmiş sayılacaklardır.
Adalar’ın korunması yönündeki yasal düzenlemelerin uygulanması, kamu görevlileri için bir tercih değil, hukuki bir sorumluluktur.
Büyükada’da BELTUR tarafından yürütülen bu inşaat süreci, bölge sakinlerinin ve kamuoyunun gözü önünde gerçekleşen devasa bir yapılaşma faaliyeti olarak dikkat çekiyor. Eldeki görüntüler ve tanıklıklar, sadece basit bir onarımın ötesinde, ormanlık alan içerisinde kapsamlı bir “yıkım ve yeniden inşa” sürecinin yaşandığını kanıtlıyor.
“Basit Onarım” Değil, Tam Kapsamlı Betonarme İnşaat
Eskiden restoranın bulunduğu alanın tamamen yıkılıp yerine betonarme kolonlar dikilerek çok katlı bir yapının inşa edilmesi, “basit onarım” ruhsatının amacının dışına çıkıldığının en somut göstergesidir. Büyükada sokaklarında görülen hazır beton mikserleri, adanın dokusuna ve koruma statüsüne aykırı bir inşaat trafiğinin mevcut olduğunu belgelemektedir.
Cevaplanması Gereken Kritik Sorular
Bu kapsamlı yapılaşma karşısında, yetkili kurumların ve proje sahibi BELTUR AŞ’nin aşağıdaki sorulara kamuoyu önünde şeffaf yanıtlar vermesi bir zorunluluktur:
Bakanlık İzinleri: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsündeki bu alanda, 49 odalı bir otel ve sosyal donatıları kapsayan böyle bir “yıkım ve yeniden yapım” projesine onay vermiş midir?
Proje ve Onay Süreçleri: Bu yapının (otel, yüzme havuzları, mutfak, toplantı salonları) mimar ve mühendisler tarafından hazırlanan projeleri, ilgili Mimarlar ve Mühendisler Odası tarafından onaylanmış mıdır?
Mülk Sahibi Onayı: Alanın mülk sahibi olan Tarım ve Orman Bakanlığı, kiracısı BELTUR AŞ’ye, orman vasfındaki bu arazide 49 odalı bir otel ve ek tesisler yapması için resmi bir inşaat izni vermiş midir?
Kira Sözleşmesi Kapsamı: Tarım ve Orman Bakanlığı ile yapılan kira kontratının özel şartlarında, bu alanda otel, havuz ve restoran gibi ticari faaliyetlere ve betonarme inşaat yapılmasına açıkça izin verilmiş midir?
Kamu Görevlilerinin Sorumluluğu
Milli Parklar Müdürlüğü, Orman Müdürlüğü ve ilgili denetim birimleri, ormanlık alanda gerçekleşen bu betonlaşma sürecine karşı neden hareketsiz kalmaktadır? Eğer bu faaliyetler için gerekli izinler alınmadıysa, yıkım ve kaçak inşaat süreci devam ederken denetim görevini ihmal eden veya bu duruma göz yuman kamu görevlileri hakkında adli soruşturma başlatılmalıdır.
Cesur Haber TV olarak, Büyükada’nın doğasını ve hukukunu korumak adına bu soruların yanıtlarını takip etmeye devam edeceğiz. İlgili kurumların “Fırtına” dosyamızın bu bölümüne vereceği yanıtlar, bölgedeki hukuksuzluğun boyutunu belirleyecektir.
Haberin Adresi Cesur Haber!
Cesur Haber olarak Mesleki hayatımız boyunca belgelerin, delillerin ve somut bilgilerin ışığında haber yaptığını belirten Gökhan Gülmez, Türk adalet sisteminin de aynı titizlikle çalıştığını vurguladı.
Başarılı çalışmalarından dolayı tüm hakim ve savcıları kutlayan Gülmez, “Yüce Türk Adaletine her zaman güveniyorum” diyerek, devletin kurumlarının hukuk yolundaki kararlılığına olan bağlılığını bir kez daha tescil etti.
Cesur Haber olarak, hukuk devletinin erdemine ve adaletin tecellisine olan sarsılmaz inancımızı korumaya; ülkemizin adalet yolculuğunu, gerçeğin ışığında haberleştirmeye devam ediyoruz.
Basın Halkın Müşterek sesidir . Haberlerimizde adı geçen kurum, kuruluş, Dernekler , STK’lar, Şirketler ve şahıslar; basın ahlak ilkeleri gereğince her zaman ihbar@vizyonege.com adresimizden bize ulaşarak cevap ve düzeltme haklarını kullanabilirler.
Bizim görevimiz haber yapmaktır. Tüm haberlerimizi belge ve ispata dayalı olarak kamuoyuna sunarız. Devletimizin ilgili kurumları da haberlerimizi inceleyerek, kanun ve yasalar çerçevesinde gereğini yerine getirir.
Amacımız hiçbir şekilde Asla kurumlarımızı veya kişileri , Şirketleri , Dernekleri, Vakıfları, STK’ları yıpratmak değildir . Biz yalnızca görevimiz olarak halkın haber alma hakkını Bilgi ve Belgelere İspatlı bir şekilde yerine getiriyoruz.
Haberin Adresi Cesur Haber – Gökhan Gülmez