İstanbul Kabataş Metro İnşaatında Feci İş Kazası: 1 Ölü, 2 Yaralı
iş kazaları, sadece denetim eksikliği değil, aynı zamanda uygulamadaki zaafların bir sonucudur. Sıkı, bağımsız denetimler ile tavizsiz, sürekli ve eğitimle desteklenmiş uygulama, inşaat sektöründe güvenli bir çalışma ortamının yaratılmasının ve can kayıplarının önlenmesinin tek yoludur.
İstanbul Kabataş’ta yapımı süren M7 metro hattı inşaatında, beton dökümü sırasında meydana gelen iskele çökmesi sonucu 1 işçi hayatını kaybetti, 2 işçi ise yaralandı.
Olay, Meclis-i Mebusan Caddesi üzerindeki Kabataş İskelesi’nin hemen yanında bulunan şantiyenin eksi 6. katında gerçekleşti.
Kazanın Detayları ve İlk Müdahale
Çökme ihbarı üzerine olay yerine hızla çok sayıda ambulans, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, göçük altında kalan işçilerden ikisi ilk müdahale ile çıkarıldı. Ekiplerin yoğun çalışmaları sonucunda göçükte kalan diğer bir işçi de kurtarıldı. Yaralı olarak çıkarılan toplam 3 işçi, sağlık ekiplerince bölgedeki hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındı. Ancak, yaralılardan biri, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Bu feci olay, inşaat ve şantiye güvenliği, özellikle de iskele kurulumu ve beton dökümü süreçlerindeki ihmalkârlık iddialarını yeniden gündeme getirdi.
İş Güvenliği ve İhmalkârlık Tartışmaları: Şantiyelerde Alınması Gereken Önlemler
Yaşanan bu tür elim kazalar, iş güvenliği ve yeterli önlem alınmaması konularında ciddi soruları beraberinde getiriyor. İnşaat şantiyelerinde, can kaybı ve yaralanmaların önüne geçmek için yetkililerin ve işverenlerin titizlikle uygulaması gereken temel güvenlik önlemleri şunlardır:
-
Risk Değerlendirmesi: Yapılan her iş kaleminden önce (özellikle beton dökümü ve yüksekte çalışma), güncel ve detaylı risk değerlendirmesi yapılmalı ve sonuçlara göre önlemler alınmalıdır.
-
Periyodik Kontroller: Kullanılan tüm ekipman, makine ve yapılar (vinçler, iskeleler, kalıplar vb.) yetkili kişilerce düzenli olarak periyodik kontrollere tabi tutulmalıdır.
-
Eğitim: Tüm çalışanlara, yaptıkları işe özel (yüksekte çalışma, beton dökümü, ilk yardım vb.) teorik ve pratik iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilmelidir.
-
KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) Kullanımı: Baret, çelik burunlu ayakkabı, güvenlik kemeri gibi Kişisel Koruyucu Donanımların doğru ve eksiksiz kullanımı zorunlu tutulmalıdır.
İskele ve Beton Döküm Güvenlik Önlemleri
Kazanın iskele çökmesi sırasında beton dökümü esnasında gerçekleşmesi, bu iki kritik süreçteki güvenlik kurallarının hayati önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
1. İskele Güvenlik Önlemleri
İskeleler, yapısal bütünlüğü ve yük taşıma kapasiteleri açısından en riskli yapı elemanlarındandır.
-
Doğru Kurulum: İskeleler, mutlaka yetkili mühendis gözetiminde, standartlara uygun ve birbirine kenetlenmiş şekilde kurulmalıdır.
-
Taşıma Kapasitesi: İskelenin taşıyabileceği azami yük, kurulum öncesi hesaplanmalı ve beton dökümü sırasındaki dinamik yüklere karşı yeterli dayanıklılık sağlanmalıdır.
-
Sabitleme (Ankraj): İskeleler, yapıya uygun aralıklarla sağlam bir şekilde ankraj (sabitleme) edilmelidir.
-
Zemin: İskelenin kurulduğu zemin sağlam, düz ve yeterli taşıma gücüne sahip olmalıdır.
2. Beton Döküm Güvenlik Önlemleri
Beton dökümü, kalıp ve iskele sistemlerine en yüksek yükün bindiği aşamadır.
-
Kalıp Kontrolü: Beton dökümüne başlamadan önce kalıp ve altındaki iskele sistemi, bir mühendis veya yetkili tekniker tarafından son kez kontrol edilmeli ve raporlanmalıdır.
-
Döküm Hızı: Beton, kalıp ve iskele sistemini aşırı yüklemeyecek şekilde, kontrollü ve yavaş dökülmelidir. Hızlı ve düzensiz döküm, kalıbın ve iskelenin aniden çökmesine neden olabilir.
-
Titreşim: Beton yerleştirilirken kullanılan vibratörlerin kalıp ve iskeleye zarar vermeyecek şekilde dikkatli kullanılması gerekmektedir.
-
İşçi Konumlandırması: Döküm sırasında çalışan işçilerin, üzerlerine düşebilecek veya altında kalabilecekleri alanlardan uzak ve güvenli pozisyonlarda bulunmaları sağlanmalıdır.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Soruşturma Başlatıldı
Olayla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Kazanın nedenleri, sorumlular ve varsa ihmal zinciri detaylı bir şekilde araştırılacaktır. Yetkililer, bu tür kazaların bir daha yaşanmaması için şantiye denetimlerinin artırılacağını belirtirken, hayatını kaybeden işçinin ailesine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar dilendi.
İş Kazalarının Önlenmesi: Denetim ve Uygulama Görüşleri
İnşaat sektöründeki can kayıplarını ve yaralanmaları önlemede, denetimlerin sıkılaştırılması ve iş güvenliği kurallarının tavizsiz uygulanması hayati öneme sahiptir. Bu iki unsur, yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda etik ve ekonomik bir zorunluluktur.
1. Denetimlerin Sıkılaştırılması Hakkında Görüşler
Denetimlerin etkinliği, kazaların önlenmesindeki en kritik faktördür. Sıkılaştırma, sadece denetim sayısını artırmakla kalmamalı, aynı zamanda kalitesini ve sürekliliğini de hedeflemelidir.
-
Bağımsız ve Yeterli Denetim Mekanizması: Denetimlerin, şantiye yönetimine veya işverene bağlı olmayan, yetkin ve bağımsız kurumlar tarafından yapılması şarttır. Denetçi sayısının artırılması ve bu kişilerin teknik yeterliliğinin sürekli güncellenmesi gerekir.
-
Ani ve Habersiz Denetimler: Denetimlerin önceden haber verilmeden, ani baskınlar şeklinde yapılması, şantiyelerde sadece denetim gününe özel “vitrin” güvenlik önlemleri alınmasının önüne geçer. Bu, gerçek güvenlik kültürünün tesis edilmesini sağlar.
-
Yaptırımların Caydırıcılığı: İhlaller tespit edildiğinde uygulanan idari para cezalarının ve şantiye durdurma kararlarının ciddi ve caydırıcı olması gerekir. İhmali olan yönetici ve firmalara yönelik hukuki süreçlerin hızlandırılması ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması, genel bir gevşekliğin oluşmasını engeller.
2. İş Güvenliği Kurallarının Tavizsiz Uygulanması Hakkında Görüşler
Kuralların tavizsiz uygulanması, iş güvenliği kültürünün tesis edilmesinin temelidir. Kâğıt üzerindeki kuralların sahada yaşam biçimi haline gelmesi hedeflenmelidir.
-
Sıfır Tolerans Politikası: Yüksek risk taşıyan konularda (örneğin; yüksekte emniyet kemeri takmamak, yetersiz iskele kullanımı, izinsiz çalışma), kesinlikle sıfır tolerans politikası uygulanmalıdır. Bu tür ihlallerin anında yaptırıma tabi tutulması, kuralların ciddiyetini artırır.
-
Eğitime Sürekli Yatırım: Güvenlik kurallarının sadece tebliğ edilmesi yetmez; çalışanların kuralların arkasındaki risk bilincini anlamaları sağlanmalıdır. Uygulamalı, tekrarlayan ve çalıştıkları pozisyona özel (spesifik) eğitimler hayati önem taşır.
-
Çalışan Katılımı ve Ödüllendirme: İş güvenliğini sadece üst yönetimin sorumluluğu olmaktan çıkarıp, tüm çalışanların aktif katılımını sağlamak gerekir. Güvenli çalışma pratiklerini benimseyen ve potansiyel tehlikeleri rapor eden çalışanların ödüllendirilmesi, güvenlik kültürünü teşvik eder.
-
Teknolojinin Kullanımı: Şantiyelerde güvenlik gözlemi için kamera sistemleri, sensörler ve yapay zeka destekli takip sistemlerinin kullanılması, insan hatası riskini azaltarak denetim ve uygulama kalitesini artırabilir.
Sonuç olarak; iş kazaları, sadece denetim eksikliği değil, aynı zamanda uygulamadaki zaafların bir sonucudur. Sıkı, bağımsız denetimler ile tavizsiz, sürekli ve eğitimle desteklenmiş uygulama, inşaat sektöründe güvenli bir çalışma ortamının yaratılmasının ve can kayıplarının önlenmesinin tek yoludur.
