Birlik Ruhu ve Milli Teknoloji: Mevzu Vatansa Gerisi Teferruattır!
Türkiye Cumhuriyeti, tarihi boyunca pek çok badireden geçmiş ancak her defasında küllerinden yeniden doğmayı başarmış bir çınardır. Bugün geldiğimiz noktada, ülkemizin bekası ve milletimizin huzuru için atılan her adım, aslında adaletin ve tam bağımsızlığın birer tecellisidir.
Yolsuzlukla mücadele etmek, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak ve ülkenin kaynaklarına göz dikenlerden hesap sormak; bu topraklarda hak, hukuk ve adaletin dimdik ayakta olduğunun en büyük kanıtıdır.
Bizim pusulamız bellidir: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, her Türk evladının gönlünde silinmez bir iz olarak yaşamaya devam etmektedir. Bugün ise gücünü doğrudan milletinden alan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’na doğru emin adımlarla ilerliyoruz.
15 Temmuz’un Tanıklarıyız
Unutulmasın ki; bizler 15 Temmuz gecesi sadece bir darbe girişimini bastırmadık, vatanın mahremiyetine uzanan elleri bizzat sahada kırdık. O gece ne olduğunu, nasıl bir ihanetle karşı karşıya kaldığımızı bizzat yaşayarak gördük. Türk Milleti, mevzu bahis Vatan ve Bayrak olduğunda; tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de, yarın da tek vücut olacağını dosta düşmana göstermiştir.
Siyasette Devlet Adamlığı ve Birlik Çağrısı
Zaman zaman eleştirdiğimiz noktalar olsa da, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki açıklamaları takdire şayandır. Özellikle ABD ile ilişkiler ve dış politika söz konusu olduğunda Cumhurbaşkanımıza verdiği destek ve birlik-beraberlik çağrısı, kendisinin tam bir devlet adamı kimliğiyle hareket ettiğini göstermiştir. Ülkede huzur ve birlik yokmuş algısı yaratmaya çalışanlara karşı en güzel cevap, siyaset üstü bir duruşla vatan savunmasında birleşmektir.
Savunma Sanayiinde Devrim: Kızılelma ve Ötesi
Askeri teknoloji anlamında artık eski Türkiye yok. Bugün F-35’lerden çok daha üstün özelliklere sahip, onlardan iki kat daha hızlı ve düşman unsurlarını etkisiz hale getirebilecek Kızılelma’mız ve insansız savaş uçaklarımız var.
Geçtiğimiz günlerde komşumuz Yunanistan’da yaşananlar —uçakların kalkamaması ve sistemlerin kilitlenmesi— aslında dünyaya verilmiş sessiz ama derinden bir mesajdır. Yerli yazılımlarımızla düşman uçaklarının elektronik sistemlerini kör edecek güce ulaştık. Basına henüz yansımayan, “zamanı geldiğinde” kullanılmak üzere bekleyen teknolojik silahlarımız, hainlik peşinde koşanları dakikalar içinde pişman edecek seviyededir.
Sonuç Olarak
Bizler için vatan, üzerinde pazarlık yapılacak bir toprak parçası değil; namustur. Karşımızda kim olursa olsun, ister ABD ister bir başkası; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına kastedene gereken cevap en sert şekilde verilecektir.
Milli birliğimizi bozmaya çalışanlara inat, daha güçlü ve daha kenetlenmiş bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki: Mevzu vatansa, gerisi teferruattır! (Gökhan Gülmez)
